Silicone türkçesi Silicone nedir

  • (kimya) silikon.
  • Birbirini takip eder oksijen ve silikon atomlarından oluşan çeşitli bileşiklerin herbiri (esasen endüstriyel uygulamalarda kullanılan).
  • Silikon.
  • Silikonlamak.

Silicone ingilizcede ne demek, Silicone nerede nasıl kullanılır?

Silicones : Birbirini takip eder oksijen ve silikon atomlarından oluşan çeşitli bileşiklerin herbiri (esasen endüstriyel uygulamalarda kullanılan). Köpük önleyiciler. Silikonlar. (kimya) silikon.

Silicon alley : Silikon vadisi. Manhattan'da (new york city) bulunan yüksek teknoloji şirketleri merkezi.

Silicon carbide : Silisyum karbür. Silikon karbür.

Silicon carbide abrasive : Silisyum karbür aşındırıcılar.

Silicon impregnation : Silisyum emdirme.

Ferrosilicon : Ferrosilisyum. Demirli silisyum. Silisyumlu demir önalaşımı. Ferrosilis.

Silicon steel : Manyetik veya silikon çelik. Düşük karbon yüzdeli çelik.

Silicons : Deniz sistemlerindeki eser elementlerden biri. Silisyum. Silikon.

Silicon valley : Kaliforniya'nın santa clara vadisi'nde kuzeyde palo alto'dan güneyde san jose'ye uzanan alana yayılm. İçerisinde çogu yüksek teknoloji şirketlerinin buluduğu kaliforniya'da san francisko'nun güneyinde bir bölge. Silikon vadisi. Silisyum vadisi.

Silicon : Silikon.

İngilizce Silicone Türkçe anlamı, Silicone eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Silicone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Polymer : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küçük bir özdeciğin yinelenmesinden oluşmuş, tekizleri kimyasal bağlarla birbirine ekli uzun özdecik. Çok sayıda monomer birimin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan molekül, multimer. Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu, yüksek molekül ağırlıklı bileşikler, dev moleküller. Çoğuz. Polimer. Ardışık malzeme. Ardışık. Örgensel özdeciklerin kendi aralarında birleşip kümelenerek oluşturdukları büyük kütleli dev özdecikler. Polimerizasyon sonucu oluşmuş molekül ağırlığı yüksek doğal veya sentetik madde, daha basit moleküllerin birbirine bağlanmasıyla oluşturulmuş yüksek molekül ağırlığına sahip kompleks bileşik.

Siloxane : Siloksan.

Silicons : Silisyum. Deniz sistemlerindeki eser elementlerden biri.

Silicones : Silikonlar. Köpük önleyiciler.

Caulkings : [#kalafat Kalafatlama]. Tıkama. Sızdırmazlık. Kalafat. Dolgu. Kalafat etme. Sızdırmaz yapma.

Caulking : Kalafatlama. Birleşme noktalarını tıkamak veya çatlak ve ek yerlerini doldurmak için kullanılan su geçirmez malzeme. Kalafat etme. Macun. Dolgu. Üstüpü. Tıkama. Kalafat. Sızdırmazlık.

Si : Uluslararası ağırlıklar ve ölçüler genel konferansı'nın uluslararası ilişkilerde, özellikle bilimsel alış verişte kullanışlı ve tek bir ölçü dizgesi oluşturmak için benimsediği birimler. (1960'ta "uluslararası birimler dizgesi" (système ınternational d'unites) adını aldı ve bütün dillerde "sı" kısaltmasıyla gösterilmesi benimsendi. bugün tüm bilim dünyasında ortaklaşa kullanılan ve eski "cgs" dizgesinin yerini alan sı'nin yedi temel birimi, bunların ek birimleri, türevleri vardır. yazımları, kısaltmaları, kat ve askatları birörnekleştirilmiştir. bu kitapta da sı birimleri kullanılmıştır). Olağan düğüme geçiş damgası. Profesyonel sporlarla alakalı çeşitli konuları işleyen haftalık dergi. Sı birimleri. Bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gamın yedinci notası. Özel düğüme geçiş damgası ile getirilen bir dizi damganın sona erdiğini, yine standart damga takımının çizisel damgalarının geçerli olduğunu gösteren bir düğüm genişletme damgası. Si notası.

 

Silicone synonyms : atomic number 14, silicone polymer, bouncing putty, silicon.