Oldster türkçesi Oldster nedir

Oldster ingilizcede ne demek, Oldster nerede nasıl kullanılır?

Oldsters : İhtiyar. Yaşlı adam. Kelli felli.

Olds : İowa eyaletinde şehir.

Oldsmobile : Amerikan menşeli bir otomobil markası.

Beholds : Seyretmek. Gözlemlemek. Bakmak. Dikkat etmek. Görmek. Farkına varmak. Dikkatle bakmak.

Billfolds : Cüzdan.

Centerfolds : Gazete veya dergideki orta sayfa. Gazete veya dergide orta sayfa.

Freeholds : İyelik hakkı. Mülkiyet hakkı. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Mülk. Mal. Mülkiyet.

Folds : Çırpmak. Katlamak. Bükülmek. Bükmek. Kapanmak. Enlemesine tomruk çatlakları. Sarmak. Kıvırmak. Ağıla kapamak. Çökmek.

Footholds : Köprübaşı. Ayak basacak sağlam yer. Tutunma noktası. Ayak basacak yer.

Colds : Nevazil. Soğuk. Soğukluk. Üşüme. Soğukalgınlığı. Soğukkanlı. Soğuk algınlığı. Nezle. İngin. Bürudet.

İngilizce Oldster Türkçe anlamı, Oldster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oldster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaffer : Dede. Şef. Saka. Ustabaşı. Müdür. Yaşlı insan. Pinpon. Patron.

Old boy : Eski kurt. Deneyimli adam. Eski öğrenci. Eski toprak. Eski dost. Eski arkadaş.

Heavy father : Bulvar oyunlarında yaşlı adam ya da baba rolü.

 

Freedom : İnsanların doğa ve toplumun nesnel yasalarını bilinçli olarak kullanabilmeleri, böylece toplumsal gelişmeyi amaçlı olarak gerçekleştirebilmeleri, toplumun da, bireyin de gelişimi için zorunlu olan bütün özdeksel ve tinsel ön koşulları yaratabilmeleri durumu. genel olarak ya da belirli bir konuda kısıtlamalardan bağımsız olma. Özgürlük. Bağımsızlık. İrade. İstiklal. Laubalilik. Hürriyet. Muafiyet.

Dodderer : Sarsak ihtiyar.

In years : Yıllardır. Yaşlanmış. Yıllarca. Senelerdir.

Elder : Mürver. Yaşça büyük kimse. Kıdemli kimse. (yaşça) büyük. İtibarlı kişi. Mürver ağacı. Kıdemli. Yaşlı kimse. Ata.

Freewill : Özgür irade. Hür irade. Kendiliğinden yapılan. Gönüllü. Elindelik.

Adult : Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Er kişi. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Büyümüş. Erişkin. Yetişkin. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Ergin.

Geezer : Bunak. Moruk.

Oldster synonyms : golden ager, old person, octogenarian, oldies, gerry, greybeard, has been, uncles, curmudgeon, grownup, geriatric, gaffers, oldie, advanced in years, sexagenarian, antediluvian, graybeard, elderly, septuagenarian, oldsters, old woman, methuselah, dodo, antiquated, fogey, older man, centenarian, ancient, senior citizen, old timer, fossil, aged, anile.

 

Oldster zıt anlamlı kelimeler, Oldster kelime anlamı

Juvenile : Jüvenil. Juvenil. Olgunlaşmamış. Jön. Genç erkek rolü. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Gençlere özgü. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Yavru.

Oldster ingilizce tanımı, definition of Oldster

Oldster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An old person.