Oldsters türkçesi Oldsters nedir
Oldsters ingilizcede ne demek, Oldsters nerede nasıl kullanılır?
Oldster : Yaşlı adam. Yaşlı. Kelli felli. İhtiyar.
Olds : İowa eyaletinde şehir.
Oldsmobile : Amerikan menşeli bir otomobil markası.
Beholds : Farkına varmak. Bakmak. Dikkatle bakmak. Seyretmek. Gözlemlemek. Dikkat etmek. Görmek.
Billfolds : Cüzdan.
Centrefolds : Bir derginin ortasında karşılıklı iki sayfayı da kaplayan büyük resim (genellikle çok açık giyinmiş veya çıplak genç bir kadının). Bir gazete veya derginin orta sayfası. Gazete veya dergide orta sayfa.
Freeholds : New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Mülkiyet hakkı. Mal. İyelik hakkı. Mülk. Mülkiyet.
Enfolds : Sarmak. Kıvırmak. Paketlemek. Bağrına basmak. Katlamak. Bürümek. Kat kat sarmak. Kucaklamak.
Folds of fat : Aşırı yağ. Yağlı et kırışıklıkları. Yağ katları.
Cuckolds : Eşini aldatmak. Karısını aldatmak. Boynuz dikmek. Boynuzlamak. Boynuzlamak (argo terim). Boynuzlanmış koca. Deyyus. Kocasını boynuzlamak. Boynuzlu koca. Kocasını aldatmak.
İngilizce Oldsters Türkçe anlamı, Oldsters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oldsters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fogey : Tutucu kimse. Eski kafalı kimse.
Oldster : Yaşlı.
Old man : Babalık. Baba. Eş. Koca. Apsent. Yaşlı. İhtiyar adam. Bulvar oyunlarında yaşlı adam ya da baba rolü.
Fossil : Taşıllaşmış. Köhneleşmek. Fosil. Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ve izleri, taşıl. Çok eski. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Kalıntı. Taş ya da kayaların içerisinde rastlanan taşlaşmış, canlı ya da canlı parçalan. taşıl. Eski kafalı. Taşlaşmak.
Centenarian : Yüz yaşını aşmış kimse. Yüzyıla ait. Asırlık kimse. Asırlık. Yüz yaşında ya da yüz yaşının üstünde kimse. Yüz yıllık. Yüz yaşının üzerinde. Yüzyıllık. Yüz yaşında.
Adult : Erişkin. Reşit. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Yetişkin kişi. Erin. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Ergin. Büyümüş. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması.
Uncles : Amca. Enişte. Dayı. Zenci (gün. amer.). Tefeci. Rehinci.
Amply dimensioned : İri yarı.
Old timer : Yaşlı. Kıdemli kimse. Kıdemli. Eski. Demirbaş. Eski eleman.
Greybeard : Üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi. İhtiyar adam. Beyaz veya ak sakkalı.
Oldsters synonyms : old person, golden ager, has been, sexagenarian, dodo, oldies, gaffer, freewill, octogenarian, dotard, antediluvian, grownup, nonagenarian, senior citizen, heavy father, hoar, methuselah, septuagenarian, old, geriatric, graybeard, fogy, old woman, curmudgeon, ancient, older man, back number, dodderer, geezer, aged, elderly, old boy, freedom.
Oldsters zıt anlamlı kelimeler, Oldsters kelime anlamı
Juvenile : Genç erkek rolü. Juvenil. Gençlik. Jön. Genç. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Çocuksu. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Yavru.

Bu kısımda Oldsters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oldsters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oldsters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oldsters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.