Olfactus türkçesi Olfactus nedir

  • Koku duyusu.
  • Olfaktus.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Olfactus ingilizcede ne demek, Olfactus nerede nasıl kullanılır?

Olfaction : Koklama, koku alma duyusu, koklama hissi. Koklama. Koku alma. Olfaksiyon. Koku alma duyusu. Koklama duyusu.

Olfactive : Kokusal. Koklama duyusuna ait.

Olfactive mark : Başkalarından ayırıcı nitelikleri olan bir kokuyu marka olarak kullanma. Kokusal marka.

Olfactive signs : Kokusal imler. Kimi malları belli etmek için kullanılan kokular (almanya'da braunschweiger zeitung adlı gazete bir süre kokulu olarak yayımlanmıştır).

Olfactometer : Koku duyarlıkölçeri. Olfaktometre.

Olfactory cell : Burun boşluğunda bulunan ve koku reseptörü olan bipolar nöronlar. Koku alma hücresi. Olfaktör hücre.

Olfactory examination : Koku muayenesi. Solunum havası, dışkı, idrar, ter vb. vücut ekskretleri ve hastadan alınan irin, muhat, işkembe sıvısı vb. çeşitli marazi maddelerin kokusunun, koku alma duyusuyla saptanması, olfaktorik muayene.

Olfactory epithelium : Olfaktör bölge. İnsanda burun boşluğu içinde, yalancı tabakalı epitelden oluşan, aralarında farklılaşmış koku alma hücreleri bulunan bölge. Olfaktor epitel.

Olfactory cells : Koku alma hücreleri. Koku alma bölgesinde bulunan, apikal yüzeyinde sayıları 6 ila 20 arasında değişen, hareketsiz siller taşıyan, bazalde sinirlerle bağlantılı hücreler.

 

Olfactoric neuroblastoma : Burun boşluğunun arka bölümünde, kalbursu kemik bölgesinde gelişen tümör hücrelerinin, damarlar çevresinde çit veya rozet benzeri yapılar oluşturmasıyla belirgin, olfaktorik nöroepiteliyal hücrelerden, kalıntı nöral krista hücrelerinden veya nöroendokrin sistemin yerel yapılarından köken alan, genellikle kedi ve köpek eniklerinde ender görülen bir tümör, esteziyonöroblastom, esteziyonöroepitelyom. Olfaktorik nöroblastom.

İngilizce Olfactus Türkçe anlamı, Olfactus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Olfactus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdomen : Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Sense of smell : Koku alma yeteneği. Koklama duyusu. Koku alma. Koku alma duyusu.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Olfactus synonyms : abdominal palpation, abdominal distention, abdominal pain, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, abattoir, a c syndrom.