On my own türkçesi On my own nedir

  • Kendi başıma.
  • Kendi kendime.
  • Yalnız.
  • Kendı ayaklarımın üstünde.
  • Tek başıma.

On my own ile ilgili cümleler

English: I need to be on my own for a while.
Turkish: Bir süre tek başıma olmam gerekiyor.

English: I've been on my own since I was thirteen.
Turkish: On üç yaşımdan beri tek başımayım.

English: I was on my own during these months.
Turkish: Bu aylarda tek başımaydım.

English: I've never been on my own before.
Turkish: Daha önce tek başıma olmadım.

English: I've been on my own these past few months.
Turkish: Bu son birkaç ay tek başımayım.

On my own ingilizcede ne demek, On my own nerede nasıl kullanılır?

On : Hazır. İle. De. Civarında. Açık. Üzerinde. Esnasında. Yönünde. Olmakta olan. E doğru.

My : Bana ait. Vay be. Benim. Aman!. Hayret.

Own : Sahip olmak. Öz. Doğrulamak. Kabullenmek. Malı olmak. İtiraf etmek. Tanımak. Kabul etmek. -in sahibi olmak. Kendi.

I am on my own : Tek başınayım.

On my behalf : Şahsım adına.

On my honor : Şerefim üzerine. Namusum üzerine.

I have my own scissors : Kendi dertlerim var. Kendi endişelerim var.

After my own heart : Gönlüme göre.

İngilizce On my own Türkçe anlamı, On my own eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On my own ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

By myself : Sadece kendi başıma. Tamamen tek başına. Bağımsız olarak. Tarafımca. Yanlız başıma. Yalnız başıma.

By herself : Tek başına. Yardımsız. Kendi başına. Kendi kendine. Kendikendine.

Desolate : Boş. Perişan. Üzmek. Kimsesiz bırakmak. Harap. Kederlendirmek. Arkadaşsız. Terketmek. Harap etmek.

By ourselves : Tek başımıza. Tarafımızca. Kendi kendimize.

By himself : Kendikendine. Yalnız başına. Kendi başına. Kendi kendisine. Kendi kendine. Tek başına. Yardımsız.

Isolated : Ayırılan. Birbaşına. Yalıtılmış. Ayrı. Mahsur kalan. Tekil. İstisnai. Tek.

Just : Tek kelimeyle. Tam. Henüz. Gücü gücüne. Adil. Dürüst. Darı darına. Tam anlamıyla. Sadece.

Exclusively : Sadece. Yalnızca. Sırf. Münhasıran. Özellikle.

Alone : Bir. Yalnız başına. Tek başına. Bir başına. Bikes. Tek. Yalnızca. Kimsesiz. Sadece.

Forlorn : Ümitsiz. Mahzun. Issız. Ümitsiz ve üzgün. Sahipsiz. Üzgün. Terkedilmiş. Terkedilmiş ve mutsuz. Terkedilmiş ve harap.

On my own synonyms : by yourself, lonelier, in loneliness, loneliest, bigoted, lone, by oneself.