Open to question türkçesi Open to question nedir

  • Tartışmaya açık.
  • Tartışılır.
  • Tartışılabilir.
  • Şüphe götürür.

Open to question ingilizcede ne demek, Open to question nerede nasıl kullanılır?

Open : Yarılmak. Kısık olmayan (ses). Bildirmek. Ferah. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Dürüst. Deşmek. Açık (kapı). Serbest. Fora etmek.

To : İle. -e göre. Oranla. Ye. Kadar. E. E doğru. Arasında. İla. Kala.

Question : İfadesini almak. Konu. Sorgulamak. Kuşku. Şüphe etmek. Sorular sormak. Bilinmez. Soru. Sorun. Şüphelenmek.

Open to buy : Bir müşterinin maksimum satın alma limiti. Bir müşterinin azami satın alma sınırı. Belirli bir süre içinde bir alıcının bir satış yerinden alabileceği malın kısıtlı niceliği. Müşterinin borçlanması tutarına sınır koymak. Satınalma tavanı.

Open to the public : Umuma açık. Halka açık. Umuma açık yer. Halka açık yer.

Compact open topology : Kompakt açık topoloji.

Be open to dispute : Tartışmaya açık olmak. Bir şey tartışılabilmek. Farklı yorumlara açık olmak. Şüpheli olmak. Su götürür olmak.

Will be open to the public : Halka açık olacak. İnsanlara açık olarak. Umuma açık olacak.

 

İngilizce Open to question Türkçe anlamı, Open to question eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Open to question ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contested : İtiraz etmek. Rekabet etmek. Karşı koymak. Anlaşmazlığı olan. Davalı. Çekişmek. Yarışmak.

Questionable : Kesin olmayan. Şüphe uyandıran. Kuşkulu. Tartışmalı. Kuşku uyandıran. Şaibeli. Şüpheli.

Disputable : Tartışmalı. Su götürür. İnkarı mümkün. Kuşkulu. İtiraz edilebilir. Şüpheli.

Contestable : Su götürür. Çekişmeli. Şüpheli. Tartışmaya açılabilir. Karşı çıkılabilir. İtiraz edilebilir.

Debatable : Kuşku uyandıran. Soruşturulabilir. Pazarlığa açık. Şüpheli. Çekişmeli. Kuşkulu.

Mooted : Tartışmalı. Münazara. Tartışmak. Yasal yetkiye sahip idare meclisi. Münakaşalı. Ortaya atmak (bir meseleyi). İhtilaf konusu. Tartışma. Öne sürmek (bir fikri).

Doubtable : Şüpheli. Sorgulanabilir. Şüphe edilebilir. Kuşku duyulabilir.

Problematic : Problematik. Sorunsal. Askıda. Kesinleşmemiş. Zor. Tartışmalı. Güç. Bayağı sorun yaratan. Kuşku uyandıran.

Moots : Tartışmalı. Münazara. Münakaşalı. Tartışma. İhtilaf konusu. Ortaya atmak (bir meseleyi). Öne sürmek (bir fikri). Tartışmak. Yasal yetkiye sahip idare meclisi.

Up to discussion : Tartışılmaya açık.

Open to question synonyms : arguable, debateable, argumentative, dubitable, negotiable, contradictable, discussable, challengable, moot.