Opponens türkçesi Opponens nedir
- Ayak kası.
- El kası.
Opponens ingilizcede ne demek, Opponens nerede nasıl kullanılır?
Opponency : Muhalefet. Rekabet. Karşıtlık.
Opponent : Hasım. Aleyhtar. Karşıt. Karşı yarışmacı. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Düşman. Bir kılıçoyuncusuyle yarışma yapan öteki oyuncu. Karşıt kişi. Karşıtçı.
Opponents : Düşman. Muhalif. Rakip. Rakipler. Muhalifler. Aleyhtar. Aleyhtarlar. Karşı taraf. Karşı taraftakiler. Düşmanlar.
Worthy opponent : Mukabil rakip. Eşit güçteki rakip. Karşılık düşen aleyhtar.
Opportune : Tam zamanında olan. Elverişli. Uygun. Hazır. Müsait. Yerinde. Vakitli. Vaktinde. Eyverişli.
Opportuneness : Elverişlilik. Uygunluk. Yerindelik.
Opportune moment : Uygun zaman. Şans. Fırsat. Tav.
Opportune remark : Doğru zamanda yapılan yorum. Uygun bir anda söylenen görüş.
Opportunism : Fırsatlardan yararlanma. Oportünizm. Fırsatçılık. Normalde zararsız olan bir bakterinin, bağışıklık sistemi yetersiz hastada enfeksiyona neden olması, oportünizm.
Opportunely : Tam vaktinde olan. Uygun bir zamanda. Tam zamanında.
İngilizce Opponens Türkçe anlamı, Opponens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Opponens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Withstander : Saldırıya karşı koyan.
Foe : Rakip. Hasım. Düşman.
Duellist : Düello yapan kimse. Düellocu. Resmi bir kavgada başka bir kimseyle dövüşen kimse.
Mortal : İnsanoğlu. Ölüm. Ölümcül. Geçici. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Öldürücü. Amansız. Ölümle ilgili. Fani. İnsanlık.
Person : Can. Kişilik. Zat. Fert. Şahıs. Tip. Adam. İnsan. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)tır.
Adversary : Rakip. Düşman. Karşı kimse. Hasım taraf. Şeytan. Hasım. Aleyhtar. Muhalif kişi. İblis. Muhalif.
Contestant : Rakip. Karara itiraz eden. Ödüle itiraz eden kimse. Karara itiraz eden kimse. Aday. Yarışmacı.
Someone : Kimse. Bir kimse. Önemli kimse. Şahsiyet. Biri. Birisi.
Opposition : Karşıtgörüşlülük. Engelleme bildirisi. Mücadele. Başkaldırma. Düşmanlık. Ayrışçılık. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri. Karşıtlık. İtiraz. Karşıtçılık.
Antagonist : Muhalif. Muhasım. Bir ilacın, hormonun veya nörotransmitterin etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların bir birine karşıt hareketi. Karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormon, nörotransmitter veya ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Zıt. Rakip. Antagonist. Aksi yönde. Karşıt kişi. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi.
Opponens synonyms : foeman, individual, dueler, opposite, soul, opposer, dueller, resister, somebody, enemy, duelist, luddite.
Opponens zıt anlamlı kelimeler, Opponens kelime anlamı
Agonist : Aynı yönde etki yapan. Agonist. Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi).
Amicable : Barışçıl. Dosthane. Arkadaşça. Dostça. Dostane.

Bu kısımda Opponens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Opponens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Opponens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Opponens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.