Opportunistic türkçesi Opportunistic nedir
- Oportünizmle ilgili.
- Oportünist.
- Oportünist ile ilgili.
- Fırsatçı ile ilgili.
Opportunistic ile ilgili cümleler
English: Ali is opportunistic, isn't he?
Turkish: Ali fırsatçı, değil mi?
English: Ali is opportunistic.
Turkish: Ali fırsatçı.
English: Are you opportunistic?
Turkish: Sen fırsatçı mısın?
English: You're opportunistic.
Turkish: Sen fırsatçısın.
English: Ali is quite opportunistic, isn't he?
Turkish: Ali oldukça fırsatçı, değil mi?
Opportunistic ingilizcede ne demek, Opportunistic nerede nasıl kullanılır?
Opportunistic mycobacterial granuloma : Fırsatçı mikobakteriyel granülom. Kedilerin atipik mikobakteriyel granülomu.
Opportunistically : Fırsatçı bir şekilde. Oportünistçe.
Opportunist : Fırsatçı. Fırsatı değerlendiren kimse. Tırnaksız. Opurtunist. Oportünist. Fırsat kollayan. Fırsat düşkünü.
Opportunists : Opurtunist. Oportünist. Fırsat kollayan. Fırsatçı. Fırsatı değerlendiren kimse. Fırsat düşkünü. Tırnaksız.
Opportunism : Fırsatçılık. Oportünizm. Normalde zararsız olan bir bakterinin, bağışıklık sistemi yetersiz hastada enfeksiyona neden olması, oportünizm. Fırsatlardan yararlanma.
Opportunity for advancement : Yükselme fırsatı. İlerleme şansı.
At the first opportunity : İlk fırsatta.
Opportunity : Meydan. Şans. Fırsat. Uygun durum. Elverişli zaman. Olanak. İmkan. Vesile. Elverişli durum. Münasebet.
Opportunity makes the thief : Suçlunun olduğu kadar toplum da suçtan sorumlu. Kanunsuz ortam suçu cesaretlendirir.
Opportunity windows : Tekno-iktisadi paradigma değişimleri sırasında ekonominin yeni baştan yapılandırılması gereğinin, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeleri yakalaması için bir fırsat olduğunu savunan ve c. perez, c. freeman, l. soete tarafından geliştirilen görüş. krş. birinci fırsat pencerisi, ikinci fırsat pencerisi. Fırsat pencereleri.
İngilizce Opportunistic Türkçe anlamı, Opportunistic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Opportunistic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carpetbagger : İç savaş'tan sonra bir çıkar elde etmek için güney'e seyahat eden kuzeyli. Fırsatçı. Maceracı. Maceracı politikacı.
Carpetbaggers : Fırsatçı. İç savaş'tan sonra bir çıkar elde etmek için güney'e seyahat eden kuzeyli. Maceracı politikacı. Maceracı.
Timeserving : Fırsatçılık. Zamane. Zamanelik. Zamana uyum sağlayan.
Opportunists : Fırsatçı. Tırnaksız. Fırsat kollayan. Fırsat düşkünü. Opurtunist. Fırsatı değerlendiren kimse.
Oppurtunist : Fırsatçı.
Opportunist : Fırsat düşkünü. Fırsatı değerlendiren kimse. Fırsatçı. Tırnaksız. Opurtunist. Fırsat kollayan.
Expedient : Avantajlı. Önlem. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çare. Aranılan nitelikte. Politika. Tedbir. Elverişli bir çare. Çıkarcı. Çare. Yol.
Opportunistic zıt anlamlı kelimeler, Opportunistic kelime anlamı
Inexpedient : Akılsızca. Uymaz. Amaca uymayan. Uygunsuz. Elverişsiz. Yararsız. Münasebetsiz. Yersiz. Amaca uygun düşmeyen. Akılsız.

Bu kısımda Opportunistic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Opportunistic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Opportunistic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Opportunistic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.