Orchestras türkçesi Orchestras nedir

Orchestras ile ilgili cümleler

English: The Vienna Philharmonic is one of the most famous orchestras in the world.
Turkish: Viyana Flarmoni dünyadaki en ünlü orkestralardan biridir.

Orchestras ingilizcede ne demek, Orchestras nerede nasıl kullanılır?

Orchestra balcony : Çalgıcı seti. Çalgıcıların bulunduğu set.

Orchestra conductor : Orkestra şefi. Orkestrada enstrüman çalan kişileri yönetmekten sorumlu olan kimse.

Orchestra director : Orkestra sorumlusu. Bir tiyatroda orkestranın işlemesinden ve yönetsel işlerinden sorumlu kişi.

Orchestra leader : Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı. Orkestra yönetmeni.

Orchestra master : Baş kemancı. Bir orkestrada, orkestra yöneticisi bulunmadığı zamanlarda orkestrayı yöneten sanatçı.

Idf orchestra : İsrail ordusunun müzik grubu. İsrail savunma kuvvetleri orkestrası.

Red army orchestra : Kızıl ordu'nun (eski sovyetler birliği'nin ordusu) resmi orkestrası. Kızıl ordu orkestrası.

Orchestra room : Orkestradaki müzisyenlerin dinlenme ve hazırlanma yeri. bu yer çoğu kez sahne altında ya da gerisindedir. Müzisyenler odası.

New york philharmonic orchestra : New york filarmoni orkestrası. New york city merkezli ünlü orkestra.

 

Electric light orchestra : Elo. Rock ve klasik müziği birleştirmek amacıyla 1970'li yılların başında kurulan ingiliz müzik grubu.

İngilizce Orchestras Türkçe anlamı, Orchestras eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orchestras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pit : Sekonder hücre duvarında derinlikleri, genişlikleri ve yapıları bakımından farklılaşmaları değişiklik gösteren küçük yuvarlak ya da oval şekilli çukurlar. Koltuğun bazı sinemalarda uğradığı ikinci bölünme. Çukura koymak. Orkestra çukuru. Çekirdek. Çukurlaştırmak. Çopurlaştırmak (hastalık birinin yüzünü). Çekirdeğini çıkarmak. Çukur. Parter (tiyatro terimi).

String orchestra : Yaylı sazlar orkestrası.

Symphony : Harmoni. Uyum. Senfoni. Ahenk. Semfoni.

Pits : Meyve çekirdeği. Çukur. Kuyu. Maden ocağı. Çopur. Oyuk. Yarış pistindeki servis. Parter (tiyatro terimi). Çekirdek.

Philharmonic : Filarmonik. Müziksever.

Orchestics : Dans figürleri.

Band : Bantlamak. Şerit yapmak. Şerit. Takım. Kemer. Çete. Frekans bandı. Fasıla. Bando.

Orchestic : Dans. Dansla ilgili.

Music : Musiki. Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek, müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerli müzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyla okutulan ders. Hava. Partisyon. Müzik. Nota. Makam. Nağme. Ahenk.

Chamber orchestra : Oda müziği çalan 2 ila 10 arasındaki müzisyen grubu. Oda orkestrası.

Orchestras synonyms : musical organisation, musical organization, musical group, orchestral, orchestra, musics, ensemble, symphony orchestra, section.