Orkestra nedir, Orkestra ne demek

Orkestra; bir müzik terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

"Orkestra" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Butterfly'ı ben orkestrada koltuktan seyrederken sen locada idin." - H. C. Yalçın
  • "Locadan çıkarken, davulu üstüne on lira atılan orkestra, zeybek havası çalmaya başlar." - F. R. Atay

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Çalgıcılar topluluğu.

Antik Yunan tiyatro yapılarındaki proskene'nin önünde ve seyircilerin orta yerinde bulunan yuvarlak oyun alanı. Bu alan Roma tiyatrosunda yarım yuvarlak biçime girmiştir.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Çalgıcılar topluluğu.

 
 

Koro yeri. Antik Yunan tiyatrosunda "proskene" (bugünkü sahne) ile seyirci arasındaki tam çember biçimindeki alan. Koro, ezgilerini bu alanda söyler, danslarını burada yapardı. Roma tiyatrosunda bu alan, yarım çember biçimini almış ve seyircileri buraya yerleştirilmiştir.

Orkestra hakkında bilgiler

Orkestra, dört ana enstrüman grubundan (Bkz.Orkestra Çalgıları) çeşitli elemanların birlikte müzik yaptığı, büyüklüğü esere göre değişebilen çalgılar topluluğudur. Sözcük, Antik Yunan tiyatrosunda koraya ayrılan yer anlamına gelen Grekçe ὀρχήστρα sözünden türemiştir. Orkestra elemanları 18. ve 19. yüzyıl boyunca yapılmış olan çeşitli eklemelerle hızlı bir büyüme göstermiştir. 20. yüzyılda ise orkestralarda kompozisyon açısından ciddi bir değişiklik yaşanmamıştır. Elli ya da daha az müzisyenden oluşan görece küçük orkestralar oda orkestrası olarak adlandırılabilir. Tam kadro bir orkestra ise yaklaşık 100 kişiden oluşur ve senfoni orkestrası ya da filarmoni orkestrası olarak anılabilir. Bu iki adlandırma arasında orkestranın özelliğini aktaran kesin bir ayrım bulunmamaktadır. Ancak farklı adlandırmalar aynı şehirde yerleşik iki orkestrayı ayırmak için kullanılabilir (örneğin, İstanbul Senfoni Orkestrası ve İstanbul Filarmoni Orkestrası). Orkestralar, bazı eserlerde bir soliste eşlik ederken, koro ile birlikte de kullanılabilir. Her enstrüman grubunun farklı teknik özellikleri, tınısı ve önemi vardır. Besteci ifade etmek istediği konuyu ya da duyguları bu enstrümanların ses tınılarına veya çalınma tekniklerine göre kendine en yakın şekilde, belirli bir teknik bilgi ve mantık içerisinde kullanır.

Orkestra çalgıları ses rengi, yapı ve sesin elde ediliş yöntemine göre dört ana kümeye ayrılırlar.

Tahta üflemeli çalgılar

Bakır üflemeli çalgılar

Orkestra ile ilgili Cümleler

  • Bizim orkestra üç aydır seyahat ediyor.
  • Griffith'in orkestrayı dahice yönettiğini düşünüyorum.
  • Bu ünlü orkestra şefi New York'ta yaşıyor.
  • Orkestranın çaldığı parçanın adı nedir?
  • Viyana Flarmoni dünyadaki en ünlü orkestralardan biridir.
  • Orkestra çalıyor.
  • Bir orkestra şefi olmak istedim.
  • Orkestra çalmaya başladı.
  • Bir orkestrada Tom'la birlikte gitar çalardım.
  • İnsanlar ünlü orkestrayı dinlemek için konser salonun geldiler.

Orkestra anlamı, tanımı:

Üflemeli : Üflenerek çalınan (çalgı), nefesli.

Çalgı : Çalgı çalma, müzik. Müzik topluluğu. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.

Toplu : Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Bir arada, bütün, kombine. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topu olan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Vücutça dolgun.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup.

Koro : Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk.

Yakın : Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Uzak olmadan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı.

Orkestra çukuru : Opera vb. müzikli gösterilerde izleyenlerin sahneyi görmesini engellemeyecek biçimde en öndeki koltuk sırası ile sahne arasında bulunan, orkestranın yer aldığı boşluk.

Armoni orkestrası : Yalnız üflemeli çalgılardan oluşan orkestra.

Senfoni orkestrası : Senfonileri çalacak biçimde düzenlenmiş, üflemeli, telli, yaylı ve vurmalı çalgılardan oluşan büyük orkestra.

Orkestracı : Orkestrada görevli kimse.

Orkestralama : Bir çalgı topluluğu için yazılmış parçanın notalarını, çalgıların tını farklarını göz önünde tutarak bu topluluğu oluşturan çalgılar arasında paylaştırma sanatı.

Orkestralı : Orkestrası olan.

Orkestrasız : Orkestrası olmayan.

Yaylı : Yayı olan. Üstü ve yanları kapalı, dört tekerlekli, altında yayları olan, atla çekilen bir tür binek arabası, yaylı araba. Ok ve yayla silahlanmış.

Vurmalı : Vurularak çalınan (çalgı).

Sahne : Görüntü. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Tanık olunan, gözlenen olay. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.

Seyirci : İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici. Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici.

Çember : Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Aşılması, çözümü güç durum. Yazma, yemeni, başörtüsü. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka.

Biçim : Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey.

Dört : Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.

Orkestra başyetkilisi : Bir tiyatroda müzisyenlerin başında bulunan en yetkili kişi.

Orkestra çalışma yeri : Bir tiyatroda orkestra çalışmalarının yapıldığı yer.

Orkestra sorumlusu : Bir tiyatroda orkestranın işlemesinden ve yönetsel işlerinden sorumlu kişi.

Orkestra yöneticisi : Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse.

Orkestra yönetmeni : Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı.

Diğer dillerde Orkestra anlamı nedir?

İngilizce'de Orkestra ne demek? : adj. orchestral

n. orchestra, band

Fransızca'da Orkestra : orchestre [le]

Almanca'da Orkestra : n. Kapelle, Musik, Orchester

Rusça'da Orkestra : n. оркестр (M)

adj. оркестровый