Orderer türkçesi Orderer nedir

  • Akreditif amiri.
  • Akreditif açtırmak amacıyla bankaya başvuran dışalımcı.
  • Siparişçi.
  • Sipariş sahibi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İta amiri.

Orderer ingilizcede ne demek, Orderer nerede nasıl kullanılır?

Orderers : Siparişçi. İta amiri. Sipariş sahibi. Sipariş veren kimse. Talimatlar veren kimse. Organize eden kimse. Ismarlayan kimse.

Borderer : Sınırda oturan kimse.

Borderers : Sınırda oturan kimse. Sınır alayı.

Ordered : Dizilmiş. Sipariş adedi. Tertipli. Derli toplu. Ismarlama. Düzenli. Düzgün. Düzenlenmiş. Sıralı.

Ordered choice models : Sıralı seçim modelleri.

Ordered list : Sıralı liste.

Ordered probit model : Sıralı probit modeli.

Completely ordered relation : Tümel sıralı bağıntı. Tam sıralama bağıntısı.

Ordered pair : Sıralı ikili. Sıralı çift.

Ordered series : Sıralı seriler.

İngilizce Orderer Türkçe anlamı, Orderer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orderer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Certifying officer : Tahakkuk memuru. Onaylayan memur. Tasdik memuru. Ödeme emrini onaylayan memur.

Buyer : Malı satın alan. Satın alan. Alıcı. Satın alma görevlisi. Mal alıcısı. Satın almacı. Müşteri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Alan.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Principal : Başlıca. Ana. Müvekkil. Fail. Ana para. En önemli. Anapara. Esas.

Emptor : Satın alan. Satın alan kimse. Alıcı. Müşteri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Backer : Arka çıkan kimse. Dayı. Destek olan kimse. Finansör. Üstüne oynayan bahisçi. Destekçi. Arka. Taraftar. Bir tiyatronun çalışması ya da oynanacak oyun için para koyan kişi.

Orderer synonyms : systematizer, systemiser, systematiser, systemizer, arranger, purchaser, organiser, a shift in individual demand, a type mutual funds, ability to pay approach, systematist, orderers, vendee, disburser of public funds, organizer, ability to pay principle, a group shares, abolition of forced labour convention, financial officer, a change in individual demand, sponsor, a change in supply, mandator of payment, ability rent, abnormal budget expenditures, a pass through certificate.

Orderer ingilizce tanımı, definition of Orderer

Orderer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who puts in order, arranges, methodizes, or regulates.