Ordered türkçesi Ordered nedir

Ordered ile ilgili cümleler

English: Ali finished drinking his beer and ordered another one.
Turkish: Ali birasını içmeyi bitirdi ve başka bir tane ısmarladı.

English: A stay of execution was ordered at the eleventh hour.
Turkish: On yedinci saatte yürütmenin durdurulması emredildi.

English: A totally ordered set is often called a "chain".
Turkish: Bütünüyle sipariş edilmiş bir takıma çoğunlukla bir " zincir" denilir.

English: Ali has ordered one.
Turkish: Ali bir tane sipariş etti.

English: Ali hasn't ordered dinner yet.
Turkish: Ali yemeği henüz sipariş etmedi.

Ordered ingilizcede ne demek, Ordered nerede nasıl kullanılır?

Ordered choice models : Sıralı seçim modelleri.

Ordered group : Sıralı grup. Sıralı öbek.

Ordered linear space : Sıralı doğrusal uzay.

Ordered list : Sıralı liste.

Ordered pair : Sıralı çift. Sıralı ikili.

Partially ordered linear space : Kısmi sıralı doğrusal uzay.

Ordered series : Sıralı seriler.

Ordered vector space : Sıralı vektör uzayı. Sıralı yöney uzayı.

Ordered probit model : Sıralı probit modeli.

Completely ordered relation : Tam sıralama bağıntısı. Tümel sıralı bağıntı.

İngilizce Ordered Türkçe anlamı, Ordered eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ordered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trim : (gemi) dengelemek. Yenmek. Ayarlamak. Karıştırmak (ateş). Kısmak. Rüzgara göre düzeltmek (yelkeni). Biçimli. Kırkmak.

Order : Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Durum. Soru ya da sınarlardan oluşan bir gözlem aracında belli kural ya da nicelemelere göre elde edilen dizim. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Tertiplemek. Basamak. Asayiş. Tür. İntizam.

Commission : Atama belgesi. Memur etmek. Talimat. Görevlendirmek. Görevlendirme. Atamak. Yıkmak. Aracı ödeneği. Mahvetmek.

Dandiest : En mükemmel. Zarif. En şık. Şık. Mükemmel. Yaman.

Ranking : Sıraya koymak. Kıdemli. Sıra olmak. Sayılmak. Başarı sırası. Yüksek rütbeli olmak. Rütbesi olmak. En rütbeli. Sıralam. En yüksek rütbeli.

Seamless : Kaynaksız. Eksiz kablo kılıf. Kusursuz. Kaynaksız olarak yapılan (kazan borusu). Hatasız. Dikişsiz. Lehimsiz. Bir malzemenin iki parçasının birleştirildiği yerdeki dikiş izleri olmayan.

Spruce : Titiz giyimli. Çeki düzen vermek. Çam. Temiz. Ladin. Temiz giyimli. Şık. Şıklaştırmak. Çamgillerden, kerestesi açık sarı renkli ve hafif, iyi bir ton ağacı olduğundan ve ses yansıtımından dolayı çeşitli cinsleriyle akustik gitarda ses tahtası olarak en sıkça kullanılan ağaç.

 

Indexed : Dizin. İndeksi olan. Kategorize edilmiş. Dizin oluşturuldu. Sınıflandırılmış. Dizinli. Kategorizelendirilmiş. Dizin oluşturma. Dizine yerleştirilmiş.

Dandy : Çıtkırıldım. Züppe. Mükemmel. Telli bebek. Zarif. Şık. Hanım evladı. Yaman. En iyi nitelikte.

Tiered : (ödemeli tv kanalları ile alakalı) çeşitli kademeli paketler içerisinde düzenlenmiş (daha fazla kanal içeren ve daha pahalı olan her büyük paketle). Kat kat olan. Sıralar halinde düzenlenmiş olan. Sıralar şeklinde düzenlenmiş olan.

Ordered synonyms : orderlies, inline, ordinal, trimmest, edited, coordinated, measured, serial, successive, kosher, encyclicals, commissions, serried, sequent, well groomed, arranged, formal, rational, ruly, daintier, well coordinated, dainty, aligned, adjusted, consecutive, daintiest, clear cut, orderings, bespoke, rowed, orderly, regulated, custom made.

Ordered zıt anlamlı kelimeler, Ordered kelime anlamı

Disordered : Düzensizleşmiş. Karışık. İntizamsız. Perişan. Bozuk. Çatlak. Kaçık. Düzensiz.

Incoherent : Rabıtasız. Anlamsız. İnsicamsız. Anlaşılmayan. Bağıntısız. Birbirini tutmayan. Manasız. İpe sapa gelmez. Tutarsız. Eşevresiz.

Irrational : Usa aykırı. Oransız. Usaaykırı. Akılsız. Yersiz. İrrasyonel sayı. Saçma. Kaçık. Akıldışı. Mantıksız.