Organ systems türkçesi Organ systems nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Solunum sistemi, dolaşım sistemi gibi, görevleri birbiri ile ilgili olan organların meydana getirdiği topluluklar.
  • Organ sistemleri.

Organ systems ingilizcede ne demek, Organ systems nerede nasıl kullanılır?

Organ : Alet. Org. Kitle iletişim araçları. Yayın organı. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Araç. Organ. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer; böbrek, kalp gibi yapılar. Vasıta.

Systems : Vücut. Şebeke. Yapı. Evren. Usul. Yöntem. Katman. Düzen. Sistem. Sistemler.

Organ bank : Bağışlanmış organlar alan ve dağıtan merkez. Kılgan bankası. Organ bankası.

Organ culture : Organ kültürü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir organın tümünün ya da kısımlarının ya da organın primordiyumlarının yapı ve fonksiyonunun korunması ve farklılaşmasına izin verecek yönde in vitro büyümesi ya da gelişmesi. Bir organın bir kısmının ya da tamamının, dokuların zarar görmeyeceği bir dış ortamda kültüre edilmesi veya büyütülmesi.

Organ grinder : Latarnacı. Laternacı.

Organ inferiority : Organ aşağılığı.

İngilizce Organ systems Türkçe anlamı, Organ systems eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Organ systems ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu.

Organ systems synonyms : abductor muscle, abiotic factor, acacia, a protein, abiotic environment, aardwolf.