Systems türkçesi Systems nedir

Systems ile ilgili cümleler

English: Many biometric systems are based on the fingerprint scanner.
Turkish: Birçok biyometrik sistem parmak izi tarayıcısı tabanlıdır.

English: All systems are go.
Turkish: Tüm sistemler denemedir.

English: The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
Turkish: İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.

English: Pages are usually at least 4 KiB (4×1024 bytes) in size, and systems with large virtual address ranges or large amounts of real memory generally use larger page sizes.
Turkish: Sayfaların boyutu genellikle en az 4 KiB (4 × 1024 bayt) büyüklüğündedir ve büyük sanal adres alanlarına ya da büyük gerçek bellek miktarlarına sahip sistemler genellikle daha büyük sayfalar kullanırlar.

English: Ali is a systems engineer.
Turkish: Ali bir sistem mühendisidir.

Systems ingilizcede ne demek, Systems nerede nasıl kullanılır?

Systems analysis : Jüye çözümleme. Sistem çözümleme. Dizge çözümleme. Dizge çözümlemesi. Bir bilişim dizgesi tasarlanırken, karşı karşıya bulunulan kısıtlamalar altında, eldeki olanakları en iyi biçimde kullanabilmek amacıyla aşağıdaki aşamaları kapsayan çözümleme çalışmaları bütününe verilen genel ad: (1) sorunu tanımlama, amaç çözümleme, (2) çalışmakta olan dizgenin ayrıntılı biçimde incelenmesi, (3) eldeki donanım, yazılım ve insangücü olanaklarını en iyi biçimde kullanan, kullanışlı ve gerçekçi yeni bir dizgenin tasarımı, (4) yeni dizgenin ilgililere tanıtılması, tepki ve eleştirilerinin değerlendirilmesi, (5) dizgenin belgelenmesi, (6) yeni dizgenin kurulmasına ilişkin gözetim ve dizgenin yaşatılmasına ilişkin bakım sorumlulukları. Jüye analizi. Sistem çözümlemesi. Sistem analizi.

 

Systems analyst : Jüye çözümleyici. Bir bilişim dizgesinin tasarımında dizge çözümleme görevini yürüten kişi. bu işi uğraş edinmiş kişi. Sistem çözümleyici. Sistem analizci. Jüye analisti. Dizge çözümleyici. Sistem analisti.

Systems application architecture : Sistem uygulama mimarisi.

Systems approach : Kent tasarlamasında, bilimsel araştırma yöntemlerinin uygulanmasına, deneyime, yerel çözümlemelere dayanan parçacıl çözümleme yerine, bir bütünü oluşturan tüm öğelerin, bütünle olan ve kendi aralarındaki ilişki ve etkileşimlerin belirleyici etkenler olarak gözönünde tutulmasına ağırlık veren araştırma ve sorun çözme biçimi. Dizge yaklaşımı. Sistem tetkiki.

Systems engineer : Jüye mühendisi. Sistem mühendisi. Se. Kompleks yapılar tasarlayan ve geliştiren mühendis (örneğin: bilgisayar sistemleri, vb.). Sistem uzmanı.

Systems man : Organizatör.

Systems software : Jüye yazılımı. Dizge yazılımı. Sistem yazılımı. Yazılım dizgelerinin, bunlarda kullanılan yaklaşım ve yöntemleri de kapsar biçimde, tümü.

 

Systems network architecture : Sistem ağ mimarisi.

Systems operator : Sistem operatörü. Jüye operatörü.

Systems programmer : Jüye bağdarlamacısı. Sistem programcısı.

İngilizce Systems Türkçe anlamı, Systems eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Systems ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deception : Yanıltma. Kanma. Utanç. Dalavere. Hile. Ayartma. Kandırma. Aldatma. Aldanma.

Lawing : Dava. İlke. Nizam. Kaide. Yasa. Adalet. Fen bilimlerinde kanun. Hukuk. Kanun.

Method : Yol. Bir sorunu çözüme götürmek için geliştirilen yollar. Nizam. Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol. yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu. Teknik. Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi. Rabıta.

Deceptions : Aldatma. Dalavere. Hile. Yanıltma. Aldatmaca. Kanma. Ayartma. Aldanma. Utanç.

Management : Sevk ve idare. Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme. Yönetim kurulu. Müdürlük. Bilgisayar, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. İdarecilik. İdare. Yöneticilik. Yönetim.

Sill : Tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Dekorda kapı çerçevesini ya da kemerleri uçlardan sağlamlaştırmada kullanılan demir kelepçe ya da bilezik. Denizlik (pencere için). Kaya yatağına paralel volkanik kaya tabakası. Eşik (kapı için). Altlık. Dekorda kapıları ya da kemerleri alt taraftan sağlamlaştırmakta kullanılan demir kelepçe. Dekorda tek basamağa verilen ad. Kapı eşiği. Eşik.

Population universe : Bir alan araştırmasında gözlem konusu olan ve belli ayrıtlarla ötekilerden ayrılan birimler topluluğu.

Mode : Birbirine karışmadan incelenebilen titreşim ya da devinim biçimlerinden her biri. Yol. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri. Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk. Bilgisayar, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kip. Üslup. Tepedeğer. Makam (müzik terimi).

Ecosystem : Çevre-jüye. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eko-sistem. Bir alandaki canlı ve cansız varlıkların hepsinin birlikte oluşturduğu sistem. Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem. Ekosistem. Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem. Çevre-dizge. Canlılar ve cansızlarla çevre arasındaki özdek ve güç dağılımının, her türlü olay ve yaşantının, dayanışma, bağlılık ve sınırlama ilkeleriyle biçimlendirildiği dizge.

Crotches : Çatal. Pantolon ağı. Apış. Ağ kısmı. Çatal ağaç. Apışlık. Dal ile gövdenin birleştiği yer. Çatal (ağaç). Kalça. Kasık.

Systems synonyms : language system, social organisation, array, rootage, chicanery, craning, meshworks, solar system, coordinations, build, gridiron, dragnet, manner, bloods, crane, the system, bunted, contexture, filets, arraying, seam, layers, judicial system, cosmoses, organisms, water system, grid, arrangement, fishnets, framework, grouping, lawings, methodologies.

Systems zıt anlamlı kelimeler, Systems kelime anlamı

Spoils system : Getiri sistemi. Rüşvet çarkı. Rüşvet verme.

Merit system : Ehliyet sistemi. Devlet memurluğunda başarıya göre atama ve terfi sistemi. Liyakat sistemi. Yeterliğe göre ödüllendirme sistemi.