Orgasms türkçesi Orgasms nedir

Orgasms ile ilgili cümleler

English: How can you be sure your girlfriend isn't faking her orgasms?
Turkish: Kız arkadaşının orgazm takliti yapmadığından nasıl emin olabilirsin?

Orgasms ingilizcede ne demek, Orgasms nerede nasıl kullanılır?

Fake orgasm : Sahte orgazm. Sahte cinsel zevk veya heyecan. Orgazm numarası. Orgazm taklidi.

Faking an orgasm : Cinsel heyecan veya zevk alma numarası yapma.

Orgasm : Boşalma. Doyum. Cinsel temasta zevkin zirvesi. Orgazm. Cinsel doyum. Doyunum.

Orgasmic : Orgazmik. Orgazma ait. Orgazma benzer.

Orgastic : Orgazmik. Orgazma ait. Orgastik.

Organ inferiority : Organ aşağılığı.

Organ culture : Bir organın bir kısmının ya da tamamının, dokuların zarar görmeyeceği bir dış ortamda kültüre edilmesi veya büyütülmesi. Bir organın tümünün ya da kısımlarının ya da organın primordiyumlarının yapı ve fonksiyonunun korunması ve farklılaşmasına izin verecek yönde in vitro büyümesi ya da gelişmesi. Organ kültürü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Organ of corti : Corti organı. Duymak için özel duyusal reseptörler içeren koklea bölümü (alfonso corti'nin ismini verdiği).

Organ of hearing : İşitme organı. Belli ses dalgalarını almaya yarayan ve ikincil duygu hücrelerinden meydana gelmiş olan organlar; kulak, böceklerde ses alan kıllar, timpanal organ. İşitme kılganı.

 

Organ bank : Organ bankası. Bağışlanmış organlar alan ve dağıtan merkez. Kılgan bankası.

İngilizce Orgasms Türkçe anlamı, Orgasms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orgasms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depletions : Eksilme. Tüketim. Kan alma. Boşaltma. Fakirleşme. Sabit kıymetleri azaltma. Yok olma. Tüketme. Bitirme.

Gratifications : Para ödülü. İftihar. Hoşnutluk. Haz. Zevk. İkramiye. Tatminkar. Sevinç. Zevk veren şey.

Giblets : Sakatat. Sakatat (tavuk). Tavuk sakatatı. Taşlık. Kanatlı hayvanların iç organları.

Gusto : Zevk. Haz. Ağız tadı. Zevk alma. Heves. Tatma.

Sweetbreads : Uykuluk (dana). Özden (dana veya kuzu). Sakatat. Kasap. Uykuluk (dana vb.). Uykuluk.

Discharge : Boşaltım. Tahliye etme. Aklama alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borcundan kurtulması. tır karnesi himayesindeki eşyanın varış gümrüğüne gelmesi ve gümrük denetimindeki bir yere boşaltılmasıyla ilgili işlemler. Taburcu etmek (hastayı). Akım. İşten kovmak. İşten atmak. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Boşaltmak.

Catharsis : Katarsis (güzel sanatlar). Duygusal boşalma. Katarsiz. Rahatsız edici duyguları dışa vurarak onlardan kurtulma. Ötürük. Katarsia. Katarsis. Amel. Arınma.

Ejaculating : Boşalmak. Fışkırmak. Söyleyiverme. Bağırmak. Fışkırtmak. Boşaltmak. Atılma. Dışarı fışkırma. Söyleyivermek.

 

Satisfaction : Ödeme. Hoşnutluk. Tazmin. Doygunluk. Memnun etme. Tarziye. Düello yaparak şerefini koruma. (bir talebi) yerine getirme. Memnunluk.

Consummation : Mükemmellik. İkmal etme. Gaye. Amaç. Tamamlama. İtmam. Yerine getirme. Tamamına erdirme. İkmal.

Orgasms synonyms : stomach sweetbread, throat sweetbread, male orgasm, sexual climax, neck sweetbread, saturation, orgasm, tripe, liver, depletion, outflow, heart, fluxion, sweetbread, offal, satiation, ejectment, ejaculations, variety meat, electrical discharge, tongue, gratification, satieties, catharses, brain, coming, satiety, chitlins, climax, chitterlings, cumshot, ejaculation, fluxions.