Giblets türkçesi Giblets nedir

  • Sakatat (tavuk).
  • Taşlık.
  • Kanatlı hayvanların iç organları.
  • Tavuk sakatatı.
  • Sakatat.

Giblets ile ilgili cümleler

English: Remove the chicken's giblets before cooking.
Turkish: Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.

Giblets ingilizcede ne demek, Giblets nerede nasıl kullanılır?

Giblet : Kümes hayvanlarının iç organları (örneğin, kalp, ciğer, vs.). Sakatat. Kümes hayvanlarının iç organları.

Corrigible : Düzeltilebilen. Giderilebilir. Düzeltilir. Doğru ayarlanabilir. Düzeltilebilir.

Dirigible : Güdümlü. İdare edilebilen torpil. Tenek gemisi. Hava gemisi. Yönlendirilebilen. İdare edilebilen. İdare edilebilir. Zeplin. Yönetilebilir. İdare edilebilen balon.

Dirigibles : Güdümlü. İdare edilebilen torpil. Hava gemisi. Yönetilebilir. İdare edilebilir. Zeplin. İdare edilebilen. Yönlendirilebilen. İdare edilebilen balon.

Eligible : Uygun şartlara sahip. Haklı. Hak sahibi. Uygun. (evlilik için) uygun. Nitelikli. Geçerli. İntihap edilebilir. Muvafık.

Eligible paper : Uygun senet. Elverişli senet. Merkez bankasınca ikinci kırdırma (reeskont) için kabul edilebilir ya da karşılığında ödünç verilebilir finansal aktifler. Bankaca kabul edilebilir senet.

Eligible for compensation : Tazminat için uygun. Tazminat almaya hakkı olan kimse. Tazminat verilebilir.

 

Eligible for : -e seçilebilir. -e uygun.

Eligible voter : Oy kullanma hakkında sahip seçmen. Uygun seçmen. Rey verme hakkına sahip seçmen. Elverişli seçmen. Oy kullanma yetkisine sahip seçmen. Seçmen yaşını doldurmuş kişi.

Eligible bachelor : Arkasından koşulan bekar erkek. Popüler bekar. Evlenilebilir bekar. Gözde bekar.

İngilizce Giblets Türkçe anlamı, Giblets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Giblets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stoniest : Zalim. Taş kalpli. Taşı çok olan. Sert. Taştan yapılmış. Taş gibi. Duygusuz. Taşlı. Soğuk.

Edible offal : Kasaplık hayvanlardan elde edilen karaciğer, böbrek, beyin, dalak, testis, yürek, dil, yemek borusu dış kırmızı kası eti, diyafram kası, işkembe, bağırsak, paça, dil ve kelle gibi organ ve organ parçaları. Yenilebilir sakatat.

Harslet : Domuzun yenilebilen iç organları (kalp, karaciğer gibi) (ayrıca haslet).

Offal : Çerçöp. Kırpılmış parça. Kasaplık hayvanların yenilmeyen kısımları. İç. Süprüntü. Artık. Hayvanın yenmeyen parçaları. Çer çöp.

Gizzard : Börkenek. Havsala. Konsa. Mide. Çeşitli omurgalı veya omurgasız hayvanların sindirim kanalı üzerinde bulunan ve besinin öğütüldüğü kaslı bölge. taşlık. Kursak. Katı.

Organs : Uzuv. Örgüt. Organ. Araç. Alet. Kuruluş. Org. Aza.

Fowl : Kuş avlamak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tavuk veya hindi veya ördek eti. Besin maddesi olarak beslenip büyütülen evcil kuşlar. Hindi eti. Kümes hayvanı. Av kuşu. Kuş. Ördek eti. Tavuk.

Bird : Kişi. Güdümlü mermi. Adam. Kus. Aves sınıfından yumurtlayan, akciğerli, sıcak kanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı, uçucu hayvanların ortak adı. Kız. Manita. Kadın. Roket.

 

Entrails : İç kısımlar. İç organlar. Bağırsaklar. İç uzuvlar. İç.

Giblets synonyms : purtenance, stony, giblet, sweetbread, haslet, rough, sweetbreads, stonier, gizzards, variety meat, insides.

Giblets ingilizce tanımı, definition of Giblets

Giblets kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The inmeats, or edible viscera (heart, gizzard, liver, etc.), of poultry.