Orginizer türkçesi Orginizer nedir

Orginizer ingilizcede ne demek, Orginizer nerede nasıl kullanılır?

Disgorging : İsteksizce geri vermek. İstifra etmek. Boşaltmak. Zoraki geri vermek. Dökülmek. Kusmak. Kusarak çıkarmak.

Engorging : Tıkanma. Yutmak. Tıkamak. Tıkınmak. Fazla doldurmak.

Forging : Dövme işi. Dövme parça. Demirci işi. Atın yürürken ileri attığı ayağıyla yere basan bacağına çarpmasıyla meydana gelen, atlarda görülen bir yürüyüş kusuru, hlk. istikak. Demirci çalışması. Dövme. Dövme iş. Dövüm. Topuk çalma. Demir dövme.

Forging press : Dövmeç. Dövme tezgahı. Dövme presi.

Forging range : Dövme aralığı.

Open die forging : Serbest dövme. Açık kalıplı dövme.

Reforging : Yeniden dövme.

Gorging : Atıştırmak. Geçit. Tıka basa doldurmak. Yemek atıştırmak. Tıkınmak. Oburluk. Tiksinti. Tıkanmak. Gırtlak. Tıka basa yemek.

Forgings : Demirci işi. Demir dövme eylemi. Demirci çalışması. Dövmeler. Metal işçiliği.

İngilizce Orginizer Türkçe anlamı, Orginizer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orginizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Territorialize : Bölgelere ayrılmak. Bölgeselleştirmek. Bölgelere bölmek (ayrıca territorialise). Bölgelere ayırmak.

Originals : Asıl. Orijinal. Özgün. Asıl metin. Asıl nüsha. Başlangıç. Orijinal kimse. Kaynak. Bir şeyin ilk biçimi. Özgün canlı.

 

Corporate : Hükmi. Ortak. Tüzel. Birleşik. Kurumsal. Şirket. Şirkete ait. Birleşmiş. Anonim şirkete ait. Kollektif birlik halinde.

Reorganise : Reorganize etmek. Yeniden örgütlemek. Düzenlemek. Yeniden yapılanmak. Yeniden düzenlemek. Düzeltmek. Örgütlemek. Yeniden organize etmek. Yeni bir düzen vermek.

Configured : Yapılandırıldı. Bilgisayar sistemi birleştirmek. Belirli bir konfigürasyondan parçalar düzenlemek. Yapılandırmak. Konfigüre.

Collectivize : Kolektifleştirmek. Kolektif hale getirmek. Ortaklık uygulamak (ayrıca 'collectivise'). Kolektif bir hal almak. Kolektifleşmek.

Set up : Durdurmak. Geçindirmek. İşe girmek. İyileştirmek. Kurmak. Başlamak. Üzerine çıkarmak. Tuzak kurmak. Monte etmek.

Promoter : Promoter. Tanıtımcı. Teşebbüs sahibi. Kurucu. Teşvikçi. Menejer. Düzenleyici. Girişimci. Mağaza önünde durup içeriye müşteri çekmeye çalışan kimse. Teşvik eden kimse.

Organiser : Ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes. Planlayıcı. Kurucu. Eşya saklamak için bölmeleri olan kap. Program planlama defteri. (embriyoloji) başka bir bölümün gelişmesini ve ayrımlaşmasını uyaran embriyo bölümü (ayrıca organizer). Örgütçü. Örgütleyici. İdareci.

Establisher : Yerleştiren. Tanıtan. Kurucu. Kaldıran şey. Kaldırıcı. Tayin eden. Kabul ettiren. Saptayan. Tespit eden.

Orginizer synonyms : re formed, collectivise, territorialise, deal, arrange, incorporated, reorganised, orchestrator, orchestrators, rationalize, put, original, rationalise, arranged, reorganized, structured, manage, care, organise, centralizer, organizer, systems man, organizers, handle, shake up, centralizers, organisers, reorganize, order, promoters.

 

Orginizer zıt anlamlı kelimeler, Orginizer kelime anlamı

Disorganise : Karıştırmak. Düzenini bozmak. (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Dağınık hale getirmek. Karmakarışık etmek. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır). Altüst etmek.

Disorganize : Düzenini bozmak. Karıştırmak. Karmakarışık etmek. Altüst etmek.

Unorganized : Sendikalaşmamış. Organize edilmemiş. Örgütlenmemiş. Organize olmamış. Teşkilatsız.

Orginizer antonyms : unstructured.