Orientate türkçesi Orientate nedir

Orientate ile ilgili cümleler

English: Tom is utterly disorientated.
Turkish: Tom'un tamamen kafası karışmış.

English: Ali is still groggy and disorientated.
Turkish: Ali hâlâ halsiz ve şaşırmış.

Orientate ingilizcede ne demek, Orientate nerede nasıl kullanılır?

Orientated : Yöneltmek. Doğuya doğru yapmak. Yönlendirmek. Doğrultmak.

Orientates : Doğrultmak. Yöneltmek. Yönlendirmek. Doğuya yöneltmek. Doğuya doğru yapmak.

Disorientate : Aklını karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Şaşırtmak.

Disorientated : Kaybolmuş. Kafası karışmış. Yönünü kaybetmiş. Karışık. Şaşırmış. Yönünü şaşırmış.

Disorientates : Yönünü şaşırtmak. Şaşırtmak. Aklını karıştırmak.

Orientations : Yönlendirme. Uyum sağlama. Oryantasyon. Yön belirleme. Doğuya doğru inşa etme. Yöneltme.

Orientation effect : Yönelim etkisi. Özdeciksel. çiflucayların, yönelimlerine bağlı olan etkileşimleri.

Anchor and text flow orientation : Tutturma ve metin akışı yönlendirme.

Orientation of magnetic particle : Mıknatıslı görüntü aygıtı ya da ses aygıtında, kuşağın mıknatıslı alandan geçtikten sonra, üzerindeki demir oksit tozlarının aldığı yön. Mıknatıssal yönelme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Orientation relationship : Yönelim bağıntısı.

İngilizce Orientate Türkçe anlamı, Orientate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orientate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aimed : Nişan almak. Niyet etmek. Hedeflemek. Kastetmek. Doğrultmak. Çalışmak ( e). Fırlatmak (füze).

Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.

Absorptive power : Emebilme gücü veya kapasitesi. Emici güç. Soğurma gücü. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Boya alış gücü. Emme veya soğurma eğilimi.

Directs : Direkt. İdare etmek. Aydınlatmak. Doğrudan. Adres yazmak (gönderiye). Direktif vermek. Emretmek. Yönetmenlik yapmak. Yönetmek.

Channelized : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanal açmak. Kanala dökmek.

Divert : Dikkatini başka yöne çekmek. Oyalamak. Eğlendirmek. Başka yöne çevirmek. -in dikkatini başka yöne çekmek. Başka yöne çekmek. Bir köşeye koymak. Avutmak. Ayırmak. Dağıtmak.

Absolute value : Salt değer. Saltık değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Mutlak değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer.

Forward : Ön. Cüretkar. Küstah. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İleri. Sunmak. Öndeki. Yollamak. Yeni adrese yollamak. Öne.

 

Conduct : Rehberlik etmek. İletmek. Kılavuzluk etmek. İdare etmek. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Davranış. Yönetmek. Yürütmek.

Govern : Yönetmek. Zaptetmek. Mürebbiyelik yapmak. Almak (dilbilgisi terimi). İdare etmek. Etkilemek. Hükmetmek. Frenlemek. Hüküm sürmek.

Orientate synonyms : reorientate, make up one's mind, guide on, conducts, determine, absorption line, reorient, destining, diverts, canalized, absolute orbit, altair, achondrite, canalize, acceleration due to gravity, channel, aerolite, canalise, canalizes, absolute parallax, absolute brightness, channelize, guide, accidental error, airglow, channelise, diverted, canalizing, albedo, channelizes, orient, channelizing, accuracy.

Orientate zıt anlamlı kelimeler, Orientate kelime anlamı

Disorient : Yolunu kaybettirmek. Yönünü şaşırtmak. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yolunu şaşırtmak. Zihnini karıştırmak.

Orientate ingilizce tanımı, definition of Orientate

Orientate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to assume an easterly direction, or to veer eastward. To place or turn toward the east. To veer from the north or south toward the east. To move or turn toward the east.