Disorientated türkçesi Disorientated nedir

  • Yönünü şaşırmış.
  • Kafası karışmış.
  • Şaşırmış.
  • Kaybolmuş.
  • Yönünü kaybetmiş.
  • Karışık.

Disorientated ile ilgili cümleler

English: Tom is utterly disorientated.
Turkish: Tom'un tamamen kafası karışmış.

English: Ali is still groggy and disorientated.
Turkish: Ali hâlâ halsiz ve şaşırmış.

Disorientated ingilizcede ne demek, Disorientated nerede nasıl kullanılır?

Disorientate : Yönünü şaşırtmak. Şaşırtmak. Aklını karıştırmak.

Disorientates : Şaşırtmak. Yönünü şaşırtmak. Aklını karıştırmak.

Disorientating : Şaşırtmak. Yönünü şaşırtmak. Aklını karıştırmak.

Disorientation : Yönlendirilememe. Kişinin diğer insanlara göre kendi durumunu değerlendirememesi. Yönünü şaşırmış olma. Karışıklık. Çevreyi tanımama. Rota dışı hareket. Dezoriyantasyon. Kaybolmuş olma. Çözülme. Kafası karışmış olma.

Disorient : Yolunu şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Zihnini karıştırmak.

Disorienting : Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Kafa karıştıran. Kafa karıştırma.

Disorients : Yolunu şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak. Zihnini karıştırmak. Yolunu kaybettirmek. Yönünü şaşırtmak.

 

Disoriented : Yolunu kaybetmiş. Şaşırmış. Kafası karışmış. Zihni karışmış. Yönünü şaşırmış. Aklı karışmış.

İngilizce Disorientated Türkçe anlamı, Disorientated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disorientated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disoriented : Zihni karışmış. Aklı karışmış. Yolunu kaybetmiş.

Absentminded : Dalgın. Kafası karışmış (aklını kaçırmış). Boş kafalı.

At fault : Kusurlu. Kabahatli. Yanılmış. Hatalı. Doğru değil. Yanlış.

Bemused : Sersemlemiş. İyi düşünemeyen. Aklı karışık. Şaşkına dönmüş. Sersemlemiş (argo terim). Şaşkın. Dalgın.

Befuddle : Aklını karıştırmak. Sarhoş etmek. Sersemletmek. Şaşırtmak. Şaşırmak.

Amazed : Hayrete düşürülmüş. Hayret etmiş. Şaşkın.

At sea : Şaşkın. Gemide. Şaşırmış halde. Anlamaz. Denizde.

Gone : Gitmiş. Mahvolmuş. Kendinden geçmiş. Geçkin. Ölmüş. İlerlemiş. Kayıp. Bozulmuş. Ümitsiz. Hamile.

Disorient : Yolunu şaşırtmak. Şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Zihnini karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.

Fuddle : Sersemlik. Sarhoşluk. Sızmak. Zihnini karıştırmak. Çakırkeyif olma. (içki) sersemletmek. Şaşkınlık. Sersemletmek. Şaşırtmak. Çakırkeyif yapmak.

Disorientated synonyms : unoriented, adulterated, evanesced, chequered, blended, assorted, at a loss, throw, confound, flustered, checkered, lost, in a fog, to the dogs, confuse, aghast, beclouded, calico, adulterates, foxed, all at sea, agape, addlepated, up the spout, distracted, circuitous, evanished, adulterate, balled up, bedevil, calicos, asstd, blends.

Disorientated zıt anlamlı kelimeler, Disorientated kelime anlamı

Oriented : Yönlendirilmiş. Yönlü. Yönelik. Yöneltimli. Yöneltilmiş. Amaçlı. Doğrultusunda olan. Konumlandırılmış.

Orient : Yöneltmek. Yönlendirmek. Doğrultmak. Maşrık. Doğu ülkeleri. Doğuya doğru yapmak. Alışmak. Şark. Doğuya döndürmek. Doğuya yöneltmek.