Ortho türkçesi Ortho nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Komşu ya da 1, 2 durumunu gösteren ön ek. bir asit, tuz ya da esterin doğada özgürce birleşebileceği en çok suyu yapısına aldığını gösterir ön ek. tek dönme nicem sayısı ve koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
  • Doğru.
  • Orto.

Ortho ile ilgili cümleler

English: From 1859, Protestant missionaries from America started to arrive, and the Catholic and Russian Orthodox churches also became actively involved in missionary work.
Turkish: 1859'dan itibaren, Amerika'dan Protestan misyonerler gelmeye başladı ve Katolik ve de Rus Ortodoks kiliseleri de misyonerlik çalışmalarına aktif olarak dahil oldular.

English: I'm an orthodontist.
Turkish: Ben bir ortodontistim.

English: "Confessions" by St. Augustine tells us the timeless story of an intellectual quest that ends in orthodoxy.
Turkish: Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.

English: His teaching methods are highly unorthodox.
Turkish: Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında.

English: New Age ideas are a refreshing alternative to the staid orthodoxy of traditional Christianity.
Turkish: Yeni Çağ fikirleri geleneksel Hıristiyanlığın ağırbaşlı ortadoksluğu için ferahlatıcı bir alternatiftir.

 

Ortho ingilizcede ne demek, Ortho nerede nasıl kullanılır?

Ortho acid : Orto asit.

Ortho panchromatic : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duyarkatı ortopankromatik olan film. Ortopankromatik.

Ortho panchromatic film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duyarkatı ortopankromatik olan kullanılmamış film. Ortopankromatik (boş) film.

Orthocenter : Yükseklik özeği. (geometri) yüksekliklerin kesişme noktası. Yüksekliklerin kesim noktası. Yükseklik merkezi. Üçgenin üç yüksekliğinin birbiriyle kesiştiği nokta .  .

Orthocentric triangle : Yükseklik ayakları üçgeni.

Orthodontia : Ortodonti. Dişleri düzeltme ile ilgili dişçilik. Ortodondi. Diş düzeltim.

Orthochromatic : Ortokromatik. Kırmızı dışında tüm ışık renklerine karşı duyarlı olma ile ilgili (fotoğrafçılık). Kırmızıdan başka her renge duyarlı. Renklerin aslına uygun. Aynı renkte olan.

Orthodontist : Diş düzeltim uzmanı. Ortodonti uzmanı. Ortodontist.

Orthocephalic : Ortosefalik. Yayıkkafalı. Kafatası orantılı boyutta olan (anatomi terimi).

Orthochromatic emulsion : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzgenin mor ile sarı arasındaki bütün ışınımlarına duyarlık gösteren, bundan dolayı aşağı yukarı insan gözünün duyarlığına eş olan duyarkat çeşidi. Ortokromatik emülsiyon. Ortokromatik duyarkat.

İngilizce Ortho Türkçe anlamı, Ortho eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ortho ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acidimetry : Asidimetri. Asit ölçümü. Asit ölçme. Asitölçüm. Asidimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.

 

Cheese : Peynir. Çapraz bobin. Peynir kalıbı. Ebegümeci. Meyve konservesi. Sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı.

Accurate : Yanlış yapmamaya özen gösteren. Tam. İnce. Kesin. Dakik. Yanlışsız. Sahi. Hassas.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Acid salt : Asit tuzu. Sodyum klorit. Asit tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Aynı zamanda asit olan tuz.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Around : Çevrede. Her yanına. Geriye. Etrafta. Çevresinde. Ortalıkta. Buralarda. Çevresine. Ötede beride.

As well : Dahi anlamında de. Da. Dahi. Hatta. Makul şekilde. Aynı derecede. De. İlave olarak. Ayrıca.

Above board : Açık ve dürüst. Açıkça. Dürüstçe. Açık. Gizlisi saklısı olmayan. Yasal. Hilesiz. Dürüst. Alnı açık.

Ortho synonyms : urban ii, odo, odo of lagery, otho of lagery, authentics, becomings, alcohols, additive properties, according to cocker, advisable, authentic, active metals, according to hoyle, becoming, alabaster, activated coal, aright, alicyclic compounds, alcoholometry, acid radical, aldehydes, active passive metal, attic, attics, aboveboard, additive.