Osculant türkçesi Osculant nedir

Osculant ingilizcede ne demek, Osculant nerede nasıl kullanılır?

Oscula : Ağıza benzer yapı. Delik. Oskülüm.

Oscular : Öpüşe ait. Oskülüm ile ilgili. Ağza ait. Oskülüme ait.

Osculate : Yaslanmak. Dayanmak. Değdirmek. İlgisi olmak. Öpmek. Dokunmak. Temas etmek. Ortak özellikleri olmak.

Osculated : İlgisi olmak. Yaslanmak. Ortak özellikleri olmak. Değdirmek. Dayanmak. Temas etmek. Öpmek. Dokunmak.

Osculates : İlgisi olmak. Dokunmak. Ortak özellikleri olmak. Öpmek. Değdirmek. Yaslanmak. Temas etmek. Dayanmak.

Stable osculation : Kararlı salınım. Bir salıngaçın sürekli olarak tekdüze salınması.

Osculating : Ortak özellikleri olmak. Öpmek. Dayanmak. Dokunumlu. İlgisi olmak.

Osculations : Dayanma. Öpme. Yaslanma.

Osculation : Dayanma. Yaslanma. Öpme.

Osculating plane : Dokunum düzlemi. Oskülatör düzlemi.

İngilizce Osculant Türkçe anlamı, Osculant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osculant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inattentive : Dalgın. İtinasız. Önemsemez. Özen göstermeyen. Dikkatsiz. Bakar kör. İhmalkar. Dikkat etmeyen. Özensiz. Gafil.

Drowsy : Ayakta uyuyan. Uyumak üzere olan. Uyku bastırmış. Uyutucu. Uykulu. Uyuşuk. Uyku veren. Uyuşukluk. Uyutan. Mıymıntı.

 

Resident : Bir yerde oturan. İkamet eden. Bir yerde oturan veya sakin. Yerleşik. Mukim. Yurtiçinde yerleşik. Stajyer doktor. Oturan kimse. Sakin.

Coaster : Bardakaltı. İki kulplu şarap bardağı. Kızak. Altlık. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Kabotaj yapan gemi. Bardak altlığı. Tahta peynirlik. Koster. Kabotaj gemisi.

Townsman : Kentli. Kasabalı. Şehirli. Hemşehri.

Dweller : Oturan. Sakin. Kimse. İkamet eden veya oturan kimse.

Adhered : Sadık. Bağlanmak. Katılmak. Bağlı. Bağlı kalmak. Yapışmak. Bitiştirmek.

Towner : Şehirli. Kasaba sakini. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Kasabalı. Kasabada yaşayan. İlçede yaşayan. Belediyeye ait.

Denizen : Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. Sakin. Oturma iznine sahip kimse. Müdavim. Vatandaş. Yerleşmiş yabancı sözcük. Oturma izni olan kimse. İkamet eden kimse. Ortama uyum sağlamış canlı. İkamet eden kişi.

Recumbent : Uzanan. Yan yatan. Dinlenen. Sırt üstü yatmış. Yatan. Uzanıp yatmış. Yaslanmış. Boylu boyunca uzanmış. Uzanmış.

Osculant synonyms : sojourner, owner occupier, stater, dalesman, metropolitan, adhesive, recliners, accumbent, cohesive, yawning, inmate, sessile, conjoint, housemate, stuck on, recliner, suburbanite, outlier, colonial, woven, adherents, tenant, habitant, inseparable, occupier, attached, indweller, inhabitant, alexandrian, reclining, touching, coherent, adherent.

Osculant zıt anlamlı kelimeler, Osculant kelime anlamı

Nonresident : Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Geçici olarak oturan. Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülke sakini olmayan kişi. Bölgeye ait olmayan. Ülke sakini olmayan. İkamet etmeyen. Yerleşik olmayan. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci).

Attentive : Dikkatli. Dikkat eden. İnce. Nazik. Dikkatle izleyen. Özenli. Yardımcı. Nezaket. Kibar.

Osculant ingilizce tanımı, definition of Osculant

Osculant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, meeting. Clinging. Kissing.