Osteoid türkçesi Osteoid nedir

  • Kemik benzeri. kemik dokusunun organik kısmını oluşturan, proteinlerin karışımından oluşan ve osteoblastlar tarafından üretilen temel madde. organik maddeler kollajen ile glikoproteinler ve proteoglikanlardan oluşur. bu dokuda osteoblastlar salgıladıkları madde içerisinde yer alırlar.
  • Osteoblastların salgıladığı henüz kalsifiye olmamış kemik matriksi.
  • Osteoit.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kemiksi doku.
  • Yeni sentezlenmiş, henüz kalsifiye olmamış kemik matriksi.
  • Kemiksi.
  • Kemik.

Osteoid ingilizcede ne demek, Osteoid nerede nasıl kullanılır?

Osteoid osteoma : Bir kemik tümörü. Osteoit osteom. İnsanlarda bacak kemiklerinde oluşan, oldukça küçük, iyicil bir tümör. tümör reaktif kemikle çevrili, osteoit ve olgunlaşmamış kemik içeren çok hücresel, iyi damarlaşmış dokudan oluşur. kedilerde de, bu tümörlere benzerlik gösteren omur lezyonlarına rastlanır. Osteoyid osteom.

Renal osteoitis fibrosa : Renal osteitis fibroza. Böbrek osteodistrofisi.

Lactational osteo porosis : Domuzların gebelik öncesinde, gebelikte ve laktasyonda fosforun normal düzeyde veya fazla olduğu ve kalsiyumun yetersiz olduğu rasyonlarla uzun süre beslenmesiyle ortaya çıkan kemiklerin hafif, delikli ve kırılgan hale gelmesiyle belirgin değişim. Laktasyon osteoporozisi.

 

Osteoarthritic : Eklem dejenerasyonuna ait. Dejeneratif eklem hastalığına ait (tıp veya medikal terimi). Osteoartite ait.

Osteoarthritis : Özellikle yaşı ilerlemiş kişilerde meydana gelen dejeneratif artrit (tıp veya medikal terimi). Osteoartrit. Osteoartritis. Yangılı olmayan, dejeneratif karakterli, eklem kıkırdağının kenar kısımlarında kemik üremeleri ve sinovyal zar değişimleriyle belirgin eklemde ağrı, hareket azalması ve biçim bozukluğuna neden olan patolojik eklem değişimi, artropati, dejeneratif eklem hastalığı, dejeneratif osteoartritis. eklem kıkırdağı ve subkondral kemiğin yapısal zedelenmesi veya tekrarlayan uzun anormal eklem fonksiyonları sonucu oluşur.

Osteoblastic : Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik. Kemikleri oluşturan hücrelerle ilgili. Osteoblastik. Kemiklerin germ hücreleri ile ilgili.

Osteochondritis dissecans : Osteokondiritis dissekans. Osteokondritis dissekans. Kemik uçlarında kan akımının yetersizliği veya kalsiyum eksikliği nedeniyle eklem kıkırdağı parçasının ayrılması veya kırılmasıyla sonuçlanan kemik kıkırdak yangısı. köpek ve domuzlarda diz ve dirsek ekleminde görülür.

Osteochondritis : Kemik ve kemik kıkırdağının bir arada gelişen yangısı. Osteokondrit. Osteokondiritis.

Osteoblast : Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik anagöze. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip ı) sentezleyen kemik hücresi. Genç kemik hücresi. Kemiğin germ hücresi. Kemik anahücresi. Osteoblast. Olgunlaşmamış kemik.

 

Osteoblastoma : Osteoblastlardan gelişen iyicil tümör. Selim bir kemik tümörü. Osteoblastom.

İngilizce Osteoid Türkçe anlamı, Osteoid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osteoid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Planetoid : Platenoit. Planetoit. Asteroid. Küçük gezegen. Bilinen dokuz büyük gezegene göre çok daha küçük olan (en büyüğünün çapı 770 km.), güneş çevresinde dolanan gökcisimlerinden her biri.

Osseous : Kemik hidatit kistleri. Kemikli. İskeleti olan. Echinococcus granulosus larvasının kemikte oluşması kemikte aşınma, taşkın gelişimle belirgin hastalık. Kemiksel. Kemik gibi. Kemikle ilgili.

Boniest : Kemik gibi. Kemiksel. Kemikleri çıkmış. Kemikli. Sıska. Zayıf. Bir deri bir kemik. Kılçıklı.

Sterol : Sterol.

Ketosteroid : Ketosteroyid.

Organic compound : Canlı maddeden eldi edilen bileşik. Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler. Organik bileşik.

Bile acid : Safra asidi. Öd asidi.

Minor planet : Bilinen dokuz büyük gezegene göre çok daha küçük olan (en büyüğünün çapı 770 km.), güneş çevresinde dolanan gökcisimlerinden her biri. Küçük gezegen.

Bonier : Sıska. Zayıf. Kemik gibi. Kemiksel. Bir deri bir kemik. Kemikleri çıkmış. Kemikli. Kılçıklı.

Osteoid synonyms : chiron, steroid alcohol, cardiac glycoside, cardiac glucoside, bonelike, boney, os, bone, bony.

Osteoid zıt anlamlı kelimeler, Osteoid kelime anlamı

Rounded : Yuvarlatılmış. Yuvarlak madalyon. Yuvarlanmış. Çembersel. Yuvarlak yapılmış. Yuvarlak. Dairesel. Yüzük şeklinde.

Osteoid ingilizce tanımı, definition of Osteoid

Osteoid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Resembling bone. Bonelike.