Osteoblast nedir, Osteoblast ne demek

Osteoblast; Veteriner, Zooloji, Biyoloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre.

Zooloji'deki anlamı:

Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur.

Biyoloji'deki anlamı:

Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

Teknik terim anlamı:

Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi.

Osteoblast hakkında bilgiler

Osteoblast, kemik hücresinin öncülü olan olgunlaşmamış hücre çeşittidir. Çoğalarak, olgunlaşmamış kemik hücresine dönüşür. Böylece kemiklerin oluşumunda ve yenilenmesinde rol oynar. Küp biçimindedir. Kemik yüzeyinde yan yana dizili bu hücrelerin, kemik içine doğru uzanan çıkıntıları vardır. Osteoblastların kemik yapımı, kişiden kişiye değişiklik gösterir ve ortalama 120 gün sürer.

Osteoblast kısaca anlamı, tanımı

Osteoblastik : Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik

Osteoblastom : Osteoblastlardan gelişen iyicil tümör.

Glikozaminoglikan : Amino şeker türevlerinin tekrarlanan disakkarit birimlerinden oluşan, hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren, proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddesini meydana getiren, hiyaluronik asit, kondroitin sülfat, keratan sülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu. Mukopolisakkarit. Genellikle bir amino şeker (sülfatlanmış veya sülfatlanmamış glikozamin veya galaktozamin) ve bir üronik asitten (glukoronik asit veya idüronik asit) oluşmuş yinelenen disakkarit birimlerinden oluşan hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddelerini meydana getiren hiyalüronik asit, kondroitin sülfat, keratosülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu, mukopolisakkarit, asit mukopolisakkaritler, hayat zamkı.

 

Kemik hücresi : Osteosit. [Bakınız: kemik gözesi].

Organik madde : Doğal olarak bulunmayıp organizmada metabolizma sırasında meydana gelen maddeler. Doğal olarak bulunmayan, hayvan veya bitki organizmalarından elde edilen yapısında karbon içeren maddeler. Weende yöntemine göre yapılan yem analizlerinde, kuru maddeden kül miktarının çıkarılmasıyla bulunan protein, yağ ve karbonhidrat gibi maddeler.

Primer kemik : Embriyoda ve kemik kırıklarında tamir sırasında oluşan, bol osteoblastların görüldüğü, matriksin inorganik tuzlar açısından fakir olduğu kemik doku. Lâmelsiz kemik, immatür kemik.

Kemik dokusu : Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren, hücreler arası maddesi yapısındaki hidroksiapatit kristalleri (Ca ve P) sebebiyle sertleşmiş, kollagen tellerin diziliş yönü farklarından dolayı halkasal sistemler gösteren özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Vücut iskeletini oluşturan, organizmanın kalsiyum ve fosfor deposu olan destek dokularından biri. Knochengewebe), Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren bir bağ dokusu tipi olup kemik gözeleri ile bunların arasında bulunan kireç tuzlariyle sertleşmiş göze-arası maddesinden yapılmıştır.

 

Eozinofilik : Mikroskopta eozinle kolayca boyanan, eozini kolayca alan hücre veya dokuları ifade eder. Eozinofil lökositlere ait veya eozinofiliyle ilgili olan.

Temel madde : Hücreler arası maddesi hücrelere oranla çok fazla olan bağ dokularının ara bağlayıcı maddesi.

Glikozamin : Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. Glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri.

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

Kireçleşme : Kireçleşmek işi.

Eozinofili : Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Kemik doku : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan bir bağ dokusu türü.

Sonraları : Sonraki zamanlarda.

Yenilenme : Yenilenmek durumu.

Eozinofil : [Bakınız: asidofil]. Asidofil. Eozinofil lökosit. Eozin seven; eozin denen asit bir boya ile kolayca boyanabilen.

Kollagen : Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan üç polipeptit zincirinin üçlü heliks şeklinde önce tropokollagen birimlerini, bunların da özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller şeklinde, bazal laminada tabaka şeklinde, kemikde halkasal tabakalar şeklinde bulunabilen, Tip I-V gibi gruplandınlan bir cins protein. Ak bağ dokusunun ve kemiğin organik kısmının kollagen tellerinin yapısını meydana getiren kimyasal madde.

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

Diğer dillerde Osteoblast anlamı nedir?

İngilizce'de Osteoblast ne demek ? : osteoblast, osteoblâst