Outface türkçesi Outface nedir
- Bakışları ile altetmek.
- Meydan okumak.
- Üstesinden gelmek.
- Alt etmek.
- Bakışlarıyla altetmek.
- Yenmek.
- Gözünün içine bakarak utandırmak.
- Bakışları ile alt etmek.
Outface ingilizcede ne demek, Outface nerede nasıl kullanılır?
Outfaced : Yenmek. Bakışları ile alt etmek. Gözünün içine bakarak utandırmak. Alt etmek. Üstesinden gelmek. Meydan okumak. Bakışları ile altetmek. Bakışlarıyla altetmek.
Outfaces : Gözünün içine bakarak utandırmak. Bakışları ile alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Alt etmek. Bakışları ile altetmek. Üstesinden gelmek. Meydan okumak.
Aboutface : Geriye dönüş. Çark.
Outfacing : Meydan okumak. Bakışları ile altetmek. Alt etmek. Yenmek. Bakışları ile alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Üstesinden gelmek. Gözünün içine bakarak utandırmak.
Outfall : Nehir ağzı. Ağız. Akarsu ağzı. Bir akarsu veya akıntının ağzı. Açık boşaltım sistemi. Çıkış yeri. Açık boşaltım. Tahliye.
Outfalls : Nehir ağzı. Bir akarsu veya akıntının ağzı. Ağız. Tahliye. Açık boşaltım. Çıkış yeri. Açık boşaltım sistemi. Akarsu ağzı.
Outfielders : Dış saha oyuncusu.
Outfield : İç sahanın dışı. Düşünce alanının dışı. Beyzbol. Çiftliğin sınırları dışı. İç sahanın dışı (beysbol, kriket).
Outfights : Daha iyi dövüşmek.
Outfit : Donatım. Ekip. Birlik. Takım. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Gemi donatımı. Aletler. Donatı. Malzeme.
İngilizce Outface Türkçe anlamı, Outface eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outface ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bearding : Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Sakalından tutmak. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Sakal. Başak dikeni. Kılçık. Püskül. Karşı gelmek.
Achieve : Başarmak. Ulaşmak. Elde etmek. Kazanmak.
Beat somebody hollow : Tam olarak yenmek. Bozguna uğratmak. Mahvetmek.
Become worn : Yalama olmak (vida vb).
Circumventing : Yan çizmek. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Savmak. Kurtulmak. Üstün gelmek. Etrafından gitme. Çevresini sarmak. Bozmak. Yanından geçme.
Defy : Dayanmak. Başkaldırmak. Kışkırtmak. Kafa tutmak. Alnını karışlamak. Gücünü aşmak. Karşı gelmek. Karşı koymak. Dikelmek.
Dares : Kalkışmak. Cesaret etmek. Yeltenmek. Hodri meydan demek. Cüret etmek. Cesaretlendirmek. Kafa tutmak (argo terim). Riske girmek. Kafa tutmak.
Outface synonyms : outfaced, outstare, outfaces, carry through, bring off, stare, carry away the bell, challenges, outstares, annihilated, break through, apply to, gaze, accomplish, outstaring, beards, annihilating, outstared, beats, carry a person off his feet, besting, challenge, defies, bests, braving, conquer, circumvented, best, blow away, circumvent, be overcome, beat up, annihilates.
Outface ingilizce tanımı, definition of Outface
Outface kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To resist or bear down by bold looks or effrontery. To brave. To face or look (one) out of countenance.

Bu kısımda Outface kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outface ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outface anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outface ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.