Outfall türkçesi Outfall nedir

  • Ağız.
  • Çıkış yeri.
  • Açık boşaltım sistemi.
  • Akarsu ağzı.
  • Açık boşaltım.
  • Nehir ağzı.
  • Tahliye.
  • Bir akarsu veya akıntının ağzı.

Outfall ingilizcede ne demek, Outfall nerede nasıl kullanılır?

Outfalls : Tahliye. Akarsu ağzı. Açık boşaltım. Ağız. Çıkış yeri. Bir akarsu veya akıntının ağzı. Nehir ağzı. Açık boşaltım sistemi.

Outface : Gözünün içine bakarak utandırmak. Üstesinden gelmek. Yenmek. Meydan okumak. Alt etmek. Bakışları ile alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Bakışları ile altetmek.

Outfaced : Bakışları ile altetmek. Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Meydan okumak. Alt etmek. Bakışları ile alt etmek. Gözünün içine bakarak utandırmak.

Outfaces : Yenmek. Bakışları ile altetmek. Bakışları ile alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Gözünün içine bakarak utandırmak. Meydan okumak. Üstesinden gelmek.

Outfacing : Gözünün içine bakarak utandırmak. Bakışları ile alt etmek. Bakışları ile altetmek. Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Meydan okumak. Yenmek.

Outfielder : Dış saha oyuncusu.

Aboutface : Geriye dönüş. Çark.

Outfields : Çiftliğin sınırları dışı. İç sahanın dışı (beysbol, kriket). İç sahanın dışı. Beyzbol. Düşünce alanının dışı.

 

Outfit : Araç gereç. Türküm. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Ekip. Donatım. Aletler. Teçhizat. Malzeme. Takım.

Outfighting : Daha iyi dövüşmek.

İngilizce Outfall Türkçe anlamı, Outfall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outfall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emptyings : Bira veya şarap posası. Boşaltma.

Influxes : İçeriye akış. Girdi. Akın. Akın etmek. Üşüşme. İçeriye akma. Akış. İstila. Giriş.

Beestings : Ön süt. Ağız sütü. İlk süt. İlk gelen süt. İneğin doğumdan sonraki ilk sütü. Ağız (süt).

Beaks : Burun. Gaga. Okul müdürü. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Hakim. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Kakaç. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Hakim (ingiliz ingilizcesi). Büyük burun.

Accent : Vurgu. Aksan işareti. Aksan. Aksan vermek. Vurgulu okumak. Vurgulamak. Üzerinde durmak. Önem. Şive.

Debarkment : Boşaltma.

Discharging : İşten kovmak. Deşarj etmek. Taburcu etmek. İşten atmak. Muaf tutmak. İşten çıkarmak. Yerine getirmek. Boşaltma. Deşarj.

Exit : Sahneden çıkmak. Çıkmak. Çıkış. Çıkıp gitmek. Ölmek. Vefat. Çıkma. Gitmek.

Brim : Dolmak. Ağzına kadar dolu olmak. Silme dolu olmak. Kenar. Bardak ağzı. Ağzına kadar dolmak. Siperlik. Taşma. Ağız (bardak). Şapka kenarı.

Inflows : Giriş. Akın. Akış. İçeriye akma.

Outfall synonyms : embouchures, brims, eviction, issue, influx, beastings, ejections, way out, dialect, ejectment, evacuating, estuary, estuarine, brinks, ejection, disembarkations, biestings, estuaries, evictions, embouchure, inflow, disembarkment, river mouth, disembarkation, outlet, evacuations, output port, chops, emptying, blade, colostrum, outfalls, discharge.

Outfall ingilizce tanımı, definition of Outfall

Outfall kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The lower end of a water course. The open end of a drain, culvert, etc., where the discharge occurs. The mouth of a river.