Outfacing türkçesi Outfacing nedir

  • Yenmek.
  • Alt etmek.
  • Bakışları ile altetmek.
  • Bakışları ile alt etmek.
  • Gözünün içine bakarak utandırmak.
  • Üstesinden gelmek.
  • Meydan okumak.
  • Bakışlarıyla altetmek.

Outfacing ingilizcede ne demek, Outfacing nerede nasıl kullanılır?

Outface : Üstesinden gelmek. Bakışları ile altetmek. Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Bakışları ile alt etmek. Gözünün içine bakarak utandırmak. Meydan okumak. Yenmek.

Outfaced : Alt etmek. Yenmek. Bakışlarıyla altetmek. Bakışları ile alt etmek. Bakışları ile altetmek. Meydan okumak. Üstesinden gelmek. Gözünün içine bakarak utandırmak.

Outfaces : Bakışları ile alt etmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek. Yenmek. Gözünün içine bakarak utandırmak. Meydan okumak. Bakışları ile altetmek. Bakışlarıyla altetmek.

Aboutface : Çark. Geriye dönüş.

Outfall : Bir akarsu veya akıntının ağzı. Çıkış yeri. Tahliye. Ağız. Akarsu ağzı. Nehir ağzı. Açık boşaltım. Açık boşaltım sistemi.

Outfalls : Bir akarsu veya akıntının ağzı. Ağız. Çıkış yeri. Tahliye. Akarsu ağzı. Açık boşaltım sistemi. Nehir ağzı. Açık boşaltım.

İngilizce Outfacing Türkçe anlamı, Outfacing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outfacing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bring off : Zorluklara rağmen başarmak. Başarılı olmak. Kurtarmak. Umulmayan bir şeyi başarmak. Başarıyla yürütmek. Getirmek. Başarmak.

Best : En çok. En iyi. En. En iyisi. Birinci sınıf. Geçmek. En iyi şekilde. Hakkından gelmek.

Carry a person off his feet : Sersemletmek. Bir insanı dizlerinin üzerine çöktürmek.

Break the back of : En zor engeli aşmak. En güç bölümünü tamamlamak. En zor kısmını başarmak.

Circumvent : Tuzağa düşürmek. Kaçınmak. Yana kaçmak. Tekerine çomak sokmak. Atlatmak. Açığını yakalamak. Bozmak. Kurtulmak. Önlemek. Yan çizmek.

Beat up : Fena halde pataklamak. Külüstür. Saldırmak. Hırpalamak. Çalkalamak. Toplamak (askeri terim). Döverek yaralamak. Çırpmak. Tekme tokat girişmek.

Challenges : Havlamaya başlamak. İtiraz etmek. Düelloya davet etmek. Boy ölçüşmek. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Hiçe saymak. Tartışmak (doğruluğunu). Zorluklar. Kafa tutmak (argo terim).

Braving : Cesaret gösteren. Göğüs germek. Cesaretle karşı koymak. Cesaret gösterme.

Blow away : Öldürmek. Uçurmak. Kuvvetle soluk vermek. Üstün gelmek. Birini silahla öldurmek. Birisini etkilemek. Yenilgiye uğratmak. Sürüklemek. Birini saşırtmak.

Outfacing synonyms : outstared, outstaring, defied, circumventing, outfaced, beat, annihilated, defies, bearding, circumvented, dare, dared, achieve, bear the bell, beats, braved, apply to, emergence, defy, conquer, accomplishing, become worn, outstare, stare down, outstares, come to grips with, egress, bludgeoned, break through, beat all hollow, outfaces, bear down, annihilates.