Outlying türkçesi Outlying nedir

  • Çevredeki.
  • Uzak.
  • Kuş uçmaz kervan geçmez.
  • Merkezden uzak.
  • Uzakta bulunan.
  • Dış.
  • Ücra.
  • Etraftaki.
  • Kent sınırı dışı.
  • Merkez dışı.
  • Memleket dışı.

Outlying ingilizcede ne demek, Outlying nerede nasıl kullanılır?

United states minor outlying islands : Amerika birleşik devletleri küçük dış adaları. Birleşik devletler küçük dış adaları. Abd'ye ait 9 adaların mercan adalarının ve resiflerin toplu adı (baker adası, howland adası, jarvis adası, johnston mercan adası, kingman resifi, midway, mercan adası, palmyra mercan adası ve wake adası).

Devoutly : Dindar bir şekilde. Samimice. Dindarca. Mütedeyyin bir şekilde. Ciddi olarak. Yürekten. Ciddi bir şekilde. Kendini adayarak. Sofu bir biçimde.

Devoutly religious : Çok dindar. Sofu. Oldukça mütedeyyin. Kendini dinine adamış.

Stoutly : Azimli bir şekilde. Cesurca. Dayanıklı bir şekilde.

Outland : Yurt dışı. Vilayetler. Taşralar. Memleket dışı. Kenar bölgeler. Yabancı ülke.

Outlaw : Suçlu ilan etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Huysuz at. Yasaya karşı gelen kimse. Sürgün. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasaklamak. Sürmek. Yasadışı ilan etmek. Feshetmek.

Outlands : Memleket dışı. Vilayetler. Yabancı ülke. Yurt dışı. Taşralar. Kenar bölgeler.

Outlander : Yabancı. Başka ülkeden olan kimse. Ecnebi.

 

Outlasting : Daha uzun süren. Daha çok dayanmak. Daha uzun yaşamak. Ömrü daha uzun olan.

Outlandish : Garip. Egzotik. Acayip. Yabancı. Saçma. Uzak. Tuhaf.

İngilizce Outlying Türkçe anlamı, Outlying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Off the beaten track : Herkesçe bilinmeyen. Alışılmadık. Sapa.

Afar : Uzakta. Etiyopya'da yaşayan etnik bir grup. Uzaktan.

Ambients : Ambiyant. Çevresel. Çevreleyen. Ortam. Yakın civar. Çevre. Kuşatan. Ortama ait. Yerel (ısı veya basınç).

Away : Deplasmanda. Deplasmanda oynanan. Uzakta. Yok. Durmadan. Deplasman maçı. Uzağa. Yola çıkmış. Devamlı.

Obscure : Gösterişsiz. Silik. Karanlığa gömmek. Belirsiz. Bilinmeyen. Örtbas etmek. Loş. Kapalı. Kuytu. Gözlerden uzak.

Ambient : Yakın civar. Çevreleyen. Yerel (ısı veya basınç). Ambiyant. Ortama ait. Kuşatan. Çevresel. Çevreyi saran. Çevre.

Extrinsic : İkincil. Dış güdümlü. Esaslı olmayan. Ekstrinzik. Geçici. Yabancı. Eğreti. Dışarıdan.

Far : (pek) çok. Çok. Ötedeki. Uzun. Pek çok. Çok fazla. İlerlemiş. Öteki. Öbür.

Far away : Dalgın. Uzağa. Çok uzakta. Uzakta. Uzaklarda.

A long way off : Çok uzak. Çok uzakta. Aklı başka yerde. Oldukça farklı.

Outlying synonyms : far off, exogenous, out of the way, circumjacent, exterior, ecto, outsides, offshore, off centre, apart, apo, outlands, exteriors, external, upstate, afars, remoter, far flung, farther, remotest, outer, obscurest, outland, acentric, outside, outers, distal, externus, insofar, faraway, surrounding, remote, distant.

Outlying zıt anlamlı kelimeler, Outlying kelime anlamı

 

Near : Sadık (çeviri). Soldaki (araba veya at). Yaklaşmak. Yakında. Yanında. Yakınında. Daha yakındaki. Yakın. Bitişik. Sıkı.

Outlying ingilizce tanımı, definition of Outlying

Outlying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lying or being at a distance from the central part, or the main body. Detached. Exterior. Remote. Being on, or beyond, the frontier.