Afar nedir, Afar ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide.
Diş diplerine biriken sert kir, tartre.
Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.
Afar kısaca anlamı, tanımı
Afara : Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.
Afaracı : Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplıyan adam. Bağ, bahçe ve zeytinliklerde kalan döküntüyü toplıyan adam. Harman işçisi.
Afarak : Öfke, sinir.
Afaraklanmak : Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek.
Afaralamak : Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
Afarayıp küfüremek : Öfkeyle ağzına geleni söylemek, küfretmek, bağırıp çağırmak, paylamak.
Afarızlamak : Hırsızlık etmek, aşırmak, çalmak. Soğuk almış hayvanları tedavi etmek.
Afarlamak : Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. [Bakınız: afaralamak].
Afarna : Yunus balığı.
Afarozcu : Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplıyan adam.
Afarozman kesilmek : Tehditle karışık hiddet göstermek, zorbalık yapmak.
Afartmak : Mübalağa etmek, ofartmak, şişirmek. Aldatmak, kandırmak. Hırsızlık etmek, aşırmak, çalmak.
Ve benzeri : Sayılan birkaç şeyin benzerlerinin de bulunduğunu belirtmek için kullanılan bir söz, vesaire.
Bostanlar : Bartın ili, Amasra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye şehrinde, Düziçi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.
Benzeri : Aynı.
Döküntü : Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.
Ispanak : Ispanakgillerden, yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki (Spinacia oleracea).
Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.
Diğer dillerde Afanipteriozis anlamı nedir?
İngilizce'de Afanipteriozis ne demek ? : aphanipteridosis, aphanipteriosis


Bu kısımda Afar nedir? Afar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Afar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Afar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.