Afaracı nedir, Afaracı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplıyan adam.
Bağ, bahçe ve zeytinliklerde kalan döküntüyü toplıyan adam.
Harman işçisi.
Afaracı tanımı, anlamı
Afar : Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide. Diş diplerine biriken sert kir, tartre. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü
Afara : Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.
Zeytinlik : Zeytin yetiştirilen alan. Zeytini çok olan yer.
Bağ bahçe : Bahçe, bostan vb. taşınmaz mal.
Zeytinli : Üzerinde veya içinde zeytin olan. Adana şehrinde, Seyhan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir ili, Edremit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale ili, Bayramiç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çanakkale şehrinde, İmroz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehri, Şahinbey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Mardin kenti, Yeşilli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Döküntü : Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.
Hububat : Tahıl.
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Zeytin : Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea). Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış. Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.
Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.
Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.
Harma : Eski yapılarda kırılmak üzere olan çatı ağaçlarının altına vurulacak direğe başlık olarak konulan parça, destek.
Zeyt : Zeytinyağı.
İşçi : Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.
Adam : İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
Kala : Kaldığında.
Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Afar koyunu anlamı nedir?
İngilizce'de Afar koyunu ne demek ? : afar sheep

Bu kısımda Afaracı nedir? Afaracı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Afaracı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Afaracı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.