Outwears türkçesi Outwears nedir

Outwears ingilizcede ne demek, Outwears nerede nasıl kullanılır?

Outwear : Tüketmek. Eskitmek. Daha uzun dayanmak. Yıpranmak.

Outwearing : Eskitmek. Tüketmek. Yıpranmak. Daha uzun dayanmak.

Outweigh : -den daha ağır basmak. Daha ağır gelmek. Ağır basmak. -den daha ağır gelmek. -den daha önemli olmak. Ağır gelmek.

Outweighed : Daha ağır gelmek. Ağır gelmek. -den daha ağır basmak. -den daha ağır gelmek. Ağır basmak. -den daha önemli olmak.

Outweighing : Daha ağır gelmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. -den daha önemli olmak. -den daha ağır basmak. -den daha ağır gelmek.

Outwent : Üstün gelmek. Geçmek. Yenmek. Aşmak.

Goutweed : Küçük beyaz çiçekleri olan hızlı yayılan yabani ot. Bir bitki türü. Beyaz çiçekli yosun.

Outwalk : -den daha fazla yürümek. Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak.

Outwalked : Yürüyüşte iyi olmak. -den daha fazla yürümek. Yürürken geride bırakmak.

Outwalks : Yürürken geride bırakmak. Yürüyüşte iyi olmak. -den daha fazla yürümek.

İngilizce Outwears Türkçe anlamı, Outwears eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outwears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antiquates : Eski veya modası geçmiş hale getirmek.

 

Fray out : Aşındırmak. Aşınmak. Yıpratmak.

Frazzle : Yıpranma. Yorulma. Bitkin düşme. Yıpratmak. Yormak. Yorulmak. Eskimek. Bitkinlik.

Dispending : Boş yere harcamak. Savurmak. Boş yere sarfetmek. Harcamak.

Superficial : İki boyutlu. Ayrıntısız. Yüzeysel. Superfisyal. Derin olmayan. Dış. Sathi. Yüzeyde olan. Sığ. Yüzlek, yüzeyde olan.

Laddered : Kaçırmak. Kaçmak (çorap). Kaçık.

Drain : Pis su borusu. Süzülmek. Suyunu çekmek. Suyu çekilmek. Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Tahliye etmek. Boşaltmak. Akmak. Suyunu boşaltmak.

Grow old : Eskimek. İhtiyarlamak. Yaşlanmak. Farımak. Kocalmak. Saçı başı ağarmak. Kocamak. Kartlaşmak.

Destroys : Helak etmek. Harap etmek. Kırmak. Yıkmak. Zeval vermek. Mahvetmek. Tahrip etmek. Ümidini yıkmak. Öldürmek.

Beat to a frazzle : Bitkin düşürmek. Fiziksel veya duygusal olarak tüketmek. Bir giysiyi eskitmek. İflahını kesmek.

Outwears synonyms : outwardness, outwards, outwearing, ate, corroding, ladders, hackney, deplete, erodes, dispose of, frazzles, eat, ladder, outwear, corrodes, ate up, hackneys, frazzling, fray, age, depleting, eat up, external, erode, outwore, fret, laddering, destroy, antiquate, drains, consume, frays, antiquating.

Outwears zıt anlamlı kelimeler, Outwears kelime anlamı

Inward : Derinlemesine. İçe doğru. İçeride bulunan. Ruh hali. İçeriye doğru. Saklı. İç. Dahili. Manevi. Ruhsal.

Inwardness : İçsellik. Ruhanilik. İçe doğruluk. İçyüz. İçedönüklük. İç dünya. Maneviyat.

Profound : Çok derin. Etkileyici. Engin. Derin. İçe işleyen. Adamakıllı. Şiddetli. Derya. Bilge. Etkili.