Overcast türkçesi Overcast nedir

Overcast ile ilgili cümleler

English: The sky is overcast today.
Turkish: Gökyüzü bugün kapalı.

English: It's been overcast for the past few days.
Turkish: Geçtiğimiz birkaç gün boyunca hava bulutluydu.

English: It will be cold and the sky will be overcast.
Turkish: Hava soğuk olacak ve gökyüzü basık olacak.

English: All of a sudden the sky became overcast.
Turkish: Gökyüzü aniden bulutlandı.

English: The sky has become overcast.
Turkish: Gökyüzü bulutlandı.

Overcast ingilizcede ne demek, Overcast nerede nasıl kullanılır?

Become overcast : Kararmak.

Overcasts : Sülfile yapılmış. Kapanmak. Bulutlu. Kapalı hava. Kasvetli. Kaplama. Bulutla kaplamak. Kenarını bastırmak. Sülfile yapmak. Bulanık.

Overcasual : Aşırı sıradan. Yeterli ilgi veya sorumluluğa sahip olmayan. Çok gayri resmi giyimli. Aşırı gündelik.

Overcall : (briç oyunu) araya girmek. (iskambil oyunları) aşırı yüksek teklif yapmak. Önceki teklif verenlerden miktar veya suitte daha yüksek teklif yapmak (briçte). Fazla yüksek teklif önermek.

Overcame : Alt etmek. Başa çıkmak. Altından kalkmak. Yenmek. Mağlup etmek. Haklamak. Başarı elde etmek. Zayıf düşürmek. Hakkından gelmek. Halletmek.

 

Overcapitalization : Sermayeye gereğinden yüksek değer biçme. Aşırı sermaye birikimi. Sermayeye aşırı değer biçme. Aşırı kapitalizasyon. Aşırı kapital birikimi. Aşırı sermaye sağlanması (ayrıca overcapitalisation). Fazla kapitalize etme.

Novercal : Dokuz yılda bir olan. Dokuz yılda bir yapılan. Üvey annenin davranış tarzında.

Overcapitalize : Fazla sermaye yatırmak. Sermayesini yüksek göstermek.

Overcapitalizing : Fazla sermaye yatırmak. Sermayesini yüksek göstermek.

Overcapitalized : Sermayesi yüksek gösterilmiş. Fazla sermaye yatırmak. Sermayesini yüksek göstermek. Fazla sermaye yatırılmış. Fazla sermayelendirilmiş.

İngilizce Overcast Türkçe anlamı, Overcast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overcast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloudiest : Hareli. Dumanlı. Muğlak. Damarlı (ağaç). Gölgeli. Açık olmayan. Töhmet altında.

Confined : Sınırlanmış. Loğusa. Kuşatılmış. Sınırlandırılmış. Mahsur. Sarılmış. Hapsedilmiş. Sınırlı. Loğusalık yatağında olan.

Coverts : Avlak. Örtü tüyü. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Saklanılan yer. Kuşlak. Kanat ve kuyruk tüyleri. Sığınak. Daha büyük olanların temellerini örtmek için olan küçük tüyler (zooloji). Saklı.

Atrabilious : Kavgacı. Kuruntulu. Aksi. Kötü huylu. Kara sevdalı. Üzüntüye meyilli. Depresyona yatkın. Alıngan. Hüzünlü.

Cheerless : İç karartıcı. Keyifsiz. Neşesiz. Sıkıcı. Hüzünlü. Üzücü. İç karartan.

 

Exasperated : Bıkmış. Usanmış. Çileden çıkmış. Gına gelmiş. Kızdırılmış. Darılmış. Bezmiş. Öfkeli. Tedirgin.

Frowzier : Pis. Kötü kokulu. Pasaklı. Küf kokulu.

Cliquy : Özel. Ayrıcalıklı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen).

Bleaks : Kötü. Tatlısu sardalyası. Umutsuz. Rüzgarlı. Rüzgara açık. Rüzgara maruz. Kara. Sevimsiz. Akkefal.

Fringe : Kenarında bulunmak. Kenar. Perçem. Kenar takmak. Şerit. Saçak. Pervaz. Kakül. Püskül.

Overcast synonyms : inclementness, bleak, frowstier, fretted, sunless, frettier, oblate, close, clouding, blur, cloudily, casing, darkest, cicatrize, cloud over, hemming, cloudier, hemmed, fearful, coat, cryptic, frowstiest, clouded over, cliquier, foggily, dubio, fringing, cloudiness, collapsed, casings, blackest, cloister, skirt.

Overcast zıt anlamlı kelimeler, Overcast kelime anlamı

Clear : Tahliye etmek. Uzakta. Açıkça. Açık. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Duru. Net. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Işık tutmak. Belirgin.

Overcast antonyms : good weather.

Overcast ingilizce tanımı, definition of Overcast

Overcast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to cloud. To darken. To fasten, as single sheets, by overcast stitching or by folding one edge over another. To cast or cover over.