Overcasts türkçesi Overcasts nedir

Overcasts ingilizcede ne demek, Overcasts nerede nasıl kullanılır?

Become overcast : Kararmak.

Overcast : Bulutlu. Kapanmak. Kenarı bastırılmış. Kasvetli. Bulanık. Kapalı hava. Endişeli. Sülfile yapmak. Bulutla kaplamak. Kapalı.

Overcasual : Çok gayri resmi giyimli. Aşırı sıradan. Aşırı gündelik. Yeterli ilgi veya sorumluluğa sahip olmayan.

Overcall : Fazla yüksek teklif önermek. (briç oyunu) araya girmek. Önceki teklif verenlerden miktar veya suitte daha yüksek teklif yapmak (briçte). (iskambil oyunları) aşırı yüksek teklif yapmak.

Overcame : Üstesinden gelmek. Altından kalkmak. Haklamak. Mağlup etmek. Başarı elde etmek. Zayıf düşürmek. Hakkından gelmek. Başa çıkmak. Alt etmek. Halletmek.

Novercal : Dokuz yılda bir olan. Üvey annenin davranış tarzında. Dokuz yılda bir yapılan.

Overcapitalize : Sermayesini yüksek göstermek. Fazla sermaye yatırmak.

Overcapitalized : Sermayesi yüksek gösterilmiş. Fazla sermaye yatırılmış. Fazla sermaye yatırmak. Sermayesini yüksek göstermek. Fazla sermayelendirilmiş.

Overcapitalization : Aşırı sermaye sağlanması (ayrıca overcapitalisation). Fazla kapitalize etme. Aşırı kapitalizasyon. Aşırı sermaye birikimi. Sermayeye aşırı değer biçme. Sermayeye gereğinden yüksek değer biçme. Aşırı kapital birikimi.

 

Overcautiousness : Çok fazla tedbirli olma durumu. Aşırı dikkatlilik. Aşırı ihtiyatkarlık. Aşırı uyanıklık.

İngilizce Overcasts Türkçe anlamı, Overcasts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overcasts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coating : Elbiselik kumaş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Astar. Sıva. Taban üzerine çeşitli yapıda katın sıvanması. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kat çekme. Paltoluk kumaş. Örtü.

Hazy : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Belirsiz. Anlaşılmaz. Çakırkeyif. Sisli. Çapraşık. Kararsız.

Cloudy : Açık olmayan. Belirsiz. Kapalı. Damarlı (ağaç). Gölgeli. Kapanık. Töhmet altında. Muğlak.

Covering : Kat. Mahfaza. Örtü. Sığınak. Kapama. Örtme. Koruma. Batma. Tabaka.

Coated : Kaplı. Sıvanmış. Giymiş. Kaplanmış. Kaplamalı. Boyalı. Sıvalı. Paslı (dil).

Coverts : Saklanılan yer. Saklı. Kanat ve kuyruk tüyleri. Daha büyük olanların temellerini örtmek için olan küçük tüyler (zooloji). Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Sığınak. Avlak. Kuşlak. Örtülü.

Dim : Kararmak. Kalın kafalı. Soluklaşmak. Selektör yapmak. Anlayışsız. Loş. Budala. Sönük. Belirsizleşmek. Azaltmak.

Fringe : Kakül. Kenar takmak. Perçem. Saçak takmak. Pervaz. Püskül. Saçak. Kenarında bulunmak. Şerit.

Be suspended : Boşlukta kalmak. İşten uzaklaştırılmak. Asılı kalmak. Asılmak.

 

Casing : Muhafaza. Çerçeve. Mahfaza. Dış lastik. Kasa (kapı veya pencere). Mermi kovanı. Kasa kapı veya pencere. Kılıf. Bumbar.

Overcasts synonyms : inclementness, clouded over, covered, cloistering, blackest, blurry, crowned, cloudier, atrabilious, blurrier, cloud over, feculent, hemming, bad weather, cicatrized, casings, hem, cloudiness, close down, dimmest, cloister, fold up, as clear as mud, burdensomely, blurred, cheerless, inclemency, darker, bleaks, close up, fold, cimmerian, blurriest.

Overcasts zıt anlamlı kelimeler, Overcasts kelime anlamı

Clear : Silmek. Uzakta. Uzağa. Belgin. Açık. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Temize çıkarmak. Belirgin. Net. Berraklaşmak.

Overcasts antonyms : good weather.