Overpowered türkçesi Overpowered nedir

  • Yenik düşmüş veya üstesinden gelmiş (güç veya duyguyla gibi).
  • Yenilmiş.
  • Aşırı bir güç verilmiş.
  • Etkisiz hale getirilmiş.

Overpowered ile ilgili cümleler

English: They overpowered me.
Turkish: Onlar bana boyun eğdirdiler.

English: Ali overpowered Mary.
Turkish: Ali Mary'yi yendi.

English: They overpowered Tom.
Turkish: Onlar Tom'a boyun eğdirdiler.

English: We overpowered them.
Turkish: Onlara boyun eğdirdik.

English: They overpowered him.
Turkish: Ona boyun eğdirdiler.

Overpowered ingilizcede ne demek, Overpowered nerede nasıl kullanılır?

Overpower : Kahretmek. Hakkından gelmek. (bir duyguya) hakim olamamak. Yenmek. Kaba kuvvet kullanarak (birini) etkisiz hale getirmek. Zararsız hale getirmek. Boyun eğdirmek. Tepelemek. Ezmek. Alt etmek.

Overpowerful : Çok kuvvetli. Çok dayanıklı. Aşırı güçlü.

Overpowering : Zararsız kılan. Bunaltıcı. İnsanı bunaltan. Zararsız kılma. Yıkıcı. Kahredici. Baskın. Bayıltıcı (koku). Çok kuvvetli (bir neden). Zaptedilemeyen (duygu vb).

Overpoweringly : Ezici bir şekilde. Çok kuvvetli bir şekilde. Aşırı yıkıcı bir biçimde.

Overpowers : Hakkından gelmek. Ezmek. Boyun eğdirmek. Kahretmek. Tepelemek. Zararsız hale getirmek. Kaba kuvvet kullanarak (birini) etkisiz hale getirmek. Yenmek. Mecal bırakmamak. (bir duyguya) hakim olamamak.

 

İngilizce Overpowered Türkçe anlamı, Overpowered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overpowered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overmaster : Hakkından gelmek.

Bested : Hezimete uğramış. Yenilgiye uğramış. Yenilgiye uğratılmış. Mağlup edilmiş (bir yarışmada). Üstün gelinmiş.

Trounce : Bozguna uğratmak. Dayak atmak. Yenmek. Dövmek. Fırça çekmek. Pataklamak. Cezalandırmak. Sopa çekmek. Fırça atmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak.

Vanquish : Mağlup etmek. Hakkından gelmek. Yenmek. Mağlubiyete uğratmak. Kırmak (kibir). Haklamak. Yenilgiye uğratmak.

Devoured : Yenilip bitirilmiş. Tüketilmiş. Şiddetle tüketilmiş. Yenmiş. Yok edilme.

Beat : Geçmek. Vurmak. Çalmak (davul). Atmak (kalp). Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Darbe. Volta vurmak. Vurma sesi. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır.

Skunked : Bir oyunda sıfır çekmiş. Sarhoş. Alkolden sarhoş olmuş.

Discomfited : Yenmek. Mağlup olmuş. Bozmak. Bozum etmek. Mosmor etmek (argo terim). Sinir etmek.

Whelm : Boğmak. Yenmek. Bastırmak. Bunaltmak.

Kindle : Yanmak. Tutuşmak. Ateş almak. Parlamak. Canlanmak. Alevlendirmek. Uyandırmak. Yakmak. Tutuşturmak. Uyanmak.

Overpowered synonyms : evoke, knock out, deactivated, shell, enkindle, fire, overcome, done for, seize, devastate, get hold of, lock, beaten, overwhelm, defeated, steamroller, eaten, shellacked, smeared, sweep over, knocked down, crush, elicit, snookered, overtake, stagger, arouse, beat out, whipped, steamroll, kill, raise, provoke.