Whelm türkçesi Whelm nedir

Whelm ile ilgili cümleler

English: Ali is looking a little overwhelmed.
Turkish: Ali biraz bunalmış görünüyor.

English: Ali felt overwhelmed.
Turkish: Ali kendini kaybetmiş hissetti.

English: Ali is overwhelmed.
Turkish: Ali bunalmış.

English: Ali was a little overwhelmed by it all.
Turkish: Ali onun hepsi tarafından biraz bunalmış.

English: I didn't mean to overwhelm you.
Turkish: Seni mahvetmek istemedim.

Whelm ingilizcede ne demek, Whelm nerede nasıl kullanılır?

Whelmed : Ezilmiş. Boğmak. Bunaltmak. Boğulmuş. Yenmek. Bastırmak.

Whelming : Ezici. Boğmak. Boğma. Bunaltmak. Boğucu. Ezme. Bastırmak. Yenmek.

Whelms : Bunaltmak. Yenmek. Bastırmak. Boğmak.

Be overwhelmed : Şaşkına dönmek. Mahçup olmak. Kendini kaybetmek. Kendinden geçmek. Gark olmak. Aklı başından gitmek.

Be overwhelmed with : Gark olmak. -e boğulmak. Altında ezilmek (sorumluluk ağır bir iş vb). Yenilmek. -e garkolmak. Yenik düşmek (duygulara).

Underwhelm : Hafif kalmak. Alt etmekte başarısız olmak. Etkileyememek. (argo) şaşırtmakta başarısız olmak. Etkisiz kalmak. Etkilemekte başarısız olmak.

Overwhelm : Etkilemek. Bakmak. Yenmek. Basmak. Garketmek. Bastırmak. Kahretmek. Mahcup etmek. Ezmek. Kaplamak.

Underwhelming : İç açıcı olmayan. Etkilemekte başarısız olmak. (argo) şaşırtmakta başarısız olmak. Etkileyici olmayan. Alt etmekte başarısız olmak.

 

Overwhelmingly : Çok kuvvetli bir biçimde. Büyük bir çoğunlukla. Karşı konulamaz biçimde. Ezici bir çoğunlukla. Ezici bir üstünlükle. Kararlı bir biçimde.

Whelk : Bir tür deniz salyangozu.

İngilizce Whelm Türkçe anlamı, Whelm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whelm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plying : İki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak. İşlemek. Eğmek. Yapmak. Sıkıştırmak. İşletmek. Dayamak (yiyecek). İcra etmek. Durmadan vermek.

Oppress : Zulüm etmek. Zulüm yapmak. İçini daraltmak. Ezmek. Kasıp kavurmak. Baskı yapmak. Sıkmak. Baskı uygulamak. Kahretmek. Zulmetmek.

Bore : Usandırmak. Birisinin canını sıkmak. Sonda. Yüksek dalga. Sıkmak. Sıkıcı tip. Başını ağrıtmak. Oyu. Canını sıkmak.

Drive somebody to the wall : Zor duruma düşürmek. Sıkıştırmak.

Kill : Tahrip etme. Işıkların söndürülmesi için verilen komut. Elini kana bulamak. Kesmek (ses veya ağrı vb). Hesabını görmek. Öldürmek. Mahvetmek. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Ahrete göndermek. Öldürme.

Beats : Alt etmek (argo terim). Dövmek. Yuvasından çıkarmak (av). Çırpmak. Açmak (yol). Pataklamak. Geçmek. Dayak atmak. Girişim.

Asphyxiates : Boğulmak. Oksijensiz bırakmak.

Devastate : Tahsip etmek. Sarsmak. Harap etmek. Viraneye çevirmek. Hasar vermek. Perişan etmek. Enkaz haline getirmek. Mahvetmek. Harab etmek. Tahrip etmek.

Alleviate : Teskin etmek. Hafiflemek. Azalma. Hafifleme. Hafifletmek. Azaltmak. Kısmen gidermek. Dindirmek. Hafifletme.

 

Gluts : Tıkamak. Tıka basa doldurmak. Fazla doyurmak. Doldurmak.

Whelm synonyms : appeasing, clutch, be overcome, beat all hollow, allayed, overcome, overwhelm, lock, get hold of, allays, glutted, kindle, burke, bear down, drowns, appeases, beating up, asswage, elicit, inundate, glut, asphyxiate, choke, alleviating, beat, become worn, annihilated, drown, beat up, benight, alleviates, stagger, mope.

Whelm ingilizce tanımı, definition of Whelm

Whelm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To overwhelm. To cover by immersion in something that envelops on all sides. To cover with water or other fluid. To ingulf.