Asphyxiates türkçesi Asphyxiates nedir

Asphyxiates ingilizcede ne demek, Asphyxiates nerede nasıl kullanılır?

Asphyxiate : Boğulmak. Boğarak öldürmek. Oksijensiz bırakmak. Boğmak. Boğularak ölmek.

Asphyxiated : Boğmak. Oksijensiz kalmış. Boğulmuş. Oksijensiz bırakmak.

Be asphyxiated : Oksijensiz kalmak. Havasızlıktan ölmek. Boğulmak.

Asphyxiating : Oksijensiz bırakan. Boğucu. Bunaltıcı. Boğma. Oksijensiz bırakma.

Asphyxiating gas : Boğulmaya neden olan gazlar. Boğucu gazlar.

Asphyxiant : Boğucu. Boğucu kimyasal silah. Boğucu madde. Asfiksant.

Asphyxiation : Soluk alamama. Boğulma. Oksijensiz kalma. Asfiksasyon. Havasızlıktan boğulma. Soluyamama. Nefes alamama.

Asphyxiator : Boğan kimse. Asfeksiye neden olan kimse. Boğulmaya neden olan kimse. Boğarak öldüren.

Asphyxia neonatorum : Oksijensizlikten boğulma.

Acroasphyxia : Akroasfiksi.

İngilizce Asphyxiates Türkçe anlamı, Asphyxiates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asphyxiates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be asphyxiated : Oksijensiz kalmak. Havasızlıktan ölmek.

Stifles : Tıkanmak. Bastırmak. Soluk almasını engellemek. Tutmak. Gelişmesini engellemek. Soluk almasını zorlaştırmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Zaptetmek.

 

Strangle : Boğazını sıkmak. Boğazını sıkarak öldürmek. Tutmak. Boğarak öldürmek. Çanak stratejisi. Bastırmak. Gırtlaklamak. Gelişimini engellemek.

Burke : Bastırmak. Örtbas etmek. Güney dakota eyaletinde şehir. Susturmak. New york eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Block : Kütle. Bloke etmek. Duvar. Durdurmak. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Kalıplamak. Engellemek. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Alıkoymak.

Asphyxiate : Boğularak ölmek. Boğarak öldürmek.

Jam : Tıkmak. Sıkıştırarak bir geçidi doldurmak. Tutukluk yapmak. Sıkışıklık. Reçel. Kıstırmak. Yayını bozmak. Sıkıştırmak. Basmak. Takılmak.

Device : İstek. Aygıt. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Nişan. Aparat. Araç. Arma. Eğilim. Hile. Makine.

Glutting : Aşırı miktar. Taşırmak. Fazla doyurmak. Fazla doldurmak. Aşırı doldurmak. Tıkamak. Tıka basa doldurmak. Doldurmak. Bolluk.

Drown : (suda) boğulmak. Batırmak. Suda boğmak. Dağıtmak. Suda boğulmak. Bastırmak. Boğulmak (suda).

Asphyxiates synonyms : inundate, smother, smothering, glutted, drowns, asphyxiated, inundates, fire extinguisher, occlude, stifled, get drowned, gluts, stifle, burked, impede, smothered, chokes, suffocate, smothers, obturate, choke, extinguisher, close up, glut, inundating, obstruct.

Asphyxiates zıt anlamlı kelimeler, Asphyxiates kelime anlamı

 

Free : Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Bağımsız. Parasız. Muaf. Serbest. Serbestçe. Rahatlatmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest bırakmak. Erkin.

Uncover : Kapağını açmak. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkarmak. Üstünü açmak. Açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Deşifre etmek. Örtüsünü ya da kapağını açmak.