Asphyxiating türkçesi Asphyxiating nedir

  • Oksijensiz bırakma.
  • Oksijensiz bırakan.
  • Boğucu.
  • Boğma.
  • Bunaltıcı.

Asphyxiating ingilizcede ne demek, Asphyxiating nerede nasıl kullanılır?

Asphyxiating gas : Boğulmaya neden olan gazlar. Boğucu gazlar.

Asphyxiation : Nefes alamama. Soluk alamama. Boğulma. Oksijensiz kalma. Asfiksasyon. Soluyamama. Havasızlıktan boğulma.

Asphyxiate : Boğarak öldürmek. Boğulmak. Oksijensiz bırakmak. Boğularak ölmek. Boğmak.

Asphyxiated : Boğmak. Oksijensiz kalmış. Oksijensiz bırakmak. Boğulmuş.

Asphyxiates : Oksijensiz bırakmak. Boğmak. Boğulmak.

Asphyxia : Havasızlıktan boğulma. Solunum durması. Asfaksi. Asfeksi. Asfiksi. Oksijen yetersizliğinden boğulma. Boğulma. Nefes alamama, organizanın gerekli oksijeni alamaması, kan ve dokularda artan karbondioksidi atamaması nedeniyle hayatın durması, asfeksi, solunum durması. Oksijensizlikten boğulma.

Neonatal asphyxia : Yeni doğanların solunum güçlüğü. Neonatal asfeksi.

Acroasphyxia : Akroasfiksi.

Asphyxia neonatorum : Oksijensizlikten boğulma.

Asphyxiant : Asfiksant. Boğucu madde. Boğucu. Boğucu kimyasal silah.

İngilizce Asphyxiating Türkçe anlamı, Asphyxiating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asphyxiating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Throttling : Boğazını sıkmak. Kısma. Ayarlama. Boğmak. Kısmak (gaz vb.). Daraltma.

Strangulations : Boğulma. Strangülasyon. Büzülme. Strangulasyon. Sicim ya da başka bir yardımcı alet ile boğulma. Düğümlenme. El.

Boring : Usandırıcı. Sıkıcı. Bıktıran. Delik. Bayıcı. Tuzsuz. Sondaj. Can sıkıcı. Bıktırıcı.

Cloying : İğrenç. Bıktırış. Aşırı. Tiksindirici. Bıktıran.

Overwhelming : Başından aşkın. Kahredici. Çok büyük. Çok yoğun ve baskılı. Ezici. Galip. Karşı konulmaz. Baskın. Çok kuvvetli.

Depressive : Kasvetli. Depresif. Yılgın. Can sıkıcı.

Inundation : İnundasyon. Su altında kalma. Tufan. Su baskını. Sel. Su basması. Taşkın.

Smothering : Boğarak öldürmek. Boğarak öldürme. Boğmak. Yenilmek. Bastırmak. Boğulmak. Kontrol altına almak.

Closer : Sıkı fıkı (argo terim). Bitişik. Detaylı. Daha yakın. Konjonktör. Satışla sonuçlandıra. Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Tuğla parçası. Son. Kapatıcı.

Muggy : Boğucu hava. Sıcak ve rutubetli. (hava) kapalı. Kapalı. Sıkıntılı (hava). Nemli.

Asphyxiating synonyms : dyspneal, dyspnoeal, dyspnoeic, jammers, chokier, strangulation, overpowering, muggier, depressing, smothery, depressives, mindbending, breathless, oppressive, draining, strangling, dyspneic, dreary, asphyxiant, muggiest, airless, choky, stranglings, incarceration, choking, mind bending, jammer, choke, incarcerations, inundations, suffocation, whelming, bleakish.

Asphyxiating zıt anlamlı kelimeler, Asphyxiating kelime anlamı

Breathing : Solunum. An. Teneffüs. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karın boşluğu ile ciğerlere yeterli ölçüde hava alıp verme. Vücuda oksijen alınıp karbondioksit verilmesi mekanizması. Söyleme. Soluk alma. Tümselme. Soluk alıp verme.