Plying türkçesi Plying nedir

Plying ile ilgili cümleler

English: Are you implying that Tom is interested in me?
Turkish: Tom'un bana ilgi duyduğunu mu ima ediyorsunuz?

English: Are you implying something?
Turkish: Sen bir şey mi ima ediyorsun?

English: Ali is thinking about applying for a better-paying job.
Turkish: Ali daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.

English: Ali waited a moment before replying.
Turkish: Ali cevap vermeden önce bir an bekledi.

English: Ali didn't even bother replying.
Turkish: Ali bile cevap verme zahmetinde bulunmadı.

Plying ingilizcede ne demek, Plying nerede nasıl kullanılır?

Car plying for hire : Kiralık araba.

Applying : Yerine getirme. Yazılı şekilde müracaat etme. Yayma veya germe. Kullanma. Uygulanıyor. Uygulanma. Uygulama.

Applying a font : Yazıtipi uygulama.

Applying sanctions : Yasa koyma. Yaptırımlarda bulunma. Kısıtlama. Boykot yapmak.

Applying styles : Geçerli biçemler.

Oversupplying : Fazlalık. Fazlasıyla karşılama. Üretim fazlası.

Resupplying : Yeniden ikmal. Bütünleme ikmali.

Noncomplying : Uysal olmayan. Yumuşak başlı olmayan. İtaatkar olmayan. Söz dinlemeyen. Riayet etmeyen.

 

Reapplying : Tekrar başvurmak. Yeniden uygula. Tekrar müracaat etmek. Yeniden uygulamak. Yeniden müracaat etmek.

Multiplying medium : Çoğaltıcı ortam. İçinde fisyon zincir tepkimeleri oluşturabilecek ortam.

İngilizce Plying Türkçe anlamı, Plying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Control : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Hakim olmak. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Kukla çatalı. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. İdare etmek. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Kumada etmek. Kontrol etmek. Kontrolü sağlamak.

Discoursed : Söylemek. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Konuşmak. Söylem. Söylev vermek. Üzerinde durmak. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Bahsetmek. Söylev.

Endeavors : Gayret etmek. Çabalamak. Uğraşmak. Çaba harcamak.

Bombarding : Topa tutmak. Üzerine varmak. Soru yağmuruna tutmak. Dövmek. Bombalamak. Gülle yağdırmak. Yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Bombardıman yapmak.

Curve : Eğri. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kavis çizmek. Kıvırmak. Dönemeç. Bükmek. Kavisleştirmek. Eğmeç. Bükülmek. Kıvrılmak.

 

Besiege : Etrafını almak. Muhasara etmek. Dört bir yandan sarmak. Başına üşüşmek. Rahat vermemek. Çevresini sarmak. Kuşatma altına almak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Kuşatmak.

Functioned : İş görmek. Fonksiyonunu yerine getirmek. Faaliyette bulunmak. İşlevini yerine getirmek. İşlev görmek. İşlev. Fonksiyon. Çalışmak (makine).

Carry out : Gerçeğe dönüştürmek. Yürütmek. Gerçekleştirmek. Yerine getirmek. Hayata geçirmek. Başarmak. Uygulamak. Tamamlamak. Tatbik etmek.

Concocted : Uyduruvermek. Uydurmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Karıştırmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Kafadan atmak. Tertip etmek.

Plying synonyms : musical performance, piping, plied, bamboozle, economises, call forth, functionate, drives, cultivating, enforces, fulfills, economize, stopping, build, endeavor, endeavours, acquit oneself, codding, astringe, toss, contorts, mope, concoct, bore, carry on, moping, discoursing, endeavoring, throw, actuate, pitch, labors, accomplishes.

Plying zıt anlamlı kelimeler, Plying kelime anlamı

Detach : Kaldırmak. Çözmek. Koparmak. Kopmak. Çıkarmak. Özel görevlendirmek. Ayrılmak. Ayırmak. Kesip ayırmak.

Plying antonyms : unobvious.