Applying türkçesi Applying nedir

  • Kullanma.
  • Yayma veya germe.
  • Uygulama.
  • Uygulanma.
  • Yazılı şekilde müracaat etme.
  • Yerine getirme.
  • Uygulanıyor.

Applying ile ilgili cümleler

English: I was surprised when Ali said he was applying for a job at our company.
Turkish: Ali şirketimizde bir iş için müracaat ettiğini söylediğinde şaşırdım.

English: Are you still thinking about applying to Harvard?
Turkish: Harvard'a başvurmayı hâlâ düşünüyor musun?

English: I hear you're applying to Harvard.
Turkish: Harvard'a başvurduğunu duyuyorum.

English: I'm applying for a job.
Turkish: Bir iş başvurusu yapıyorum.

English: Ali is thinking about applying for a better-paying job.
Turkish: Ali daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.

Applying ingilizcede ne demek, Applying nerede nasıl kullanılır?

Applying a font : Yazıtipi uygulama.

Applying sanctions : Yaptırımlarda bulunma. Kısıtlama. Yasa koyma. Boykot yapmak.

Applying styles : Geçerli biçemler.

Misapplying : Yanlış kullanmak. Amacının dışında kullanmak. Boşa harcamak. Yerinde kullanmamak. Yanlış uygulamak. Amacı dışında kullanmak.

Reapplying : Yeniden müracaat etmek. Tekrar müracaat etmek. Yeniden uygulamak. Tekrar başvurmak. Yeniden uygula.

Apply a style : Biçem uygula. Biçem uygulamak.

Apply as you type : Yazılırken uygula.

 

Apply an embargo : Ambargo koymak.

Apply a match : Kibritle tutuşturmak.

Apply a plaster : Yara bandı yapıştırmak.

İngilizce Applying Türkçe anlamı, Applying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Applying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imposition : Ceza (okul). Yük. Genel temeller, vergiyi gerçekleştirme yöntemi, yazılım yöntemi, değerlendirme kurulları, bildirme, vergi alacağının kaldırılması, yoklama ve inceleme gibi işlemlerin tümü. Verginin belirtilmesi yasalarında gösterilen dayanaklar ve oranlar üzerinden vergi örgütünce sayışımlanarak bu alacağın niceliği bakımından belirli bir duruma getirilmesi işlemi. Aldatma. Zorla kabul ettirme. Vergi. Bir görüş ya da düşünceyi benimsetmeye çalışma; bir nesneye yargı ya da değer yükleme. Vergiyi gerçekleştirme.

Administration : Ettirme. Yöneticilik. Daire. Müessese. İç yönetim. İdarecilik. Hükümet. Bakanlar kurulu. Yönetme. Hükümet (amerikan ingilizcesi).

Acquittal : Temize çıkma. Yapma. Tezkiye. Aklanma. Beraat kararı. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. Aklama. İbra.

Driving : İşletme. Süren. Sürücü. Çeviren. Sürme. Sürücülük. Araba gezintisi. Sürüş. Canlı.

Acquittals : Aklanma. Yapma. Beraat kararı. Temize çıkma. İbra. Aklama. Beraat. Tezkiye.

Accesses : Methal. Giriş. Erişme. Yaklaşım. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Yanaşmak. Erişim. Nüfuz. Hastalık nöbeti.

 

Enforcement : Uygulatma. İnfaz. Zorlama. Cebri icra. Tatbik. Yürürlük. Yürütme. Yaptırım. İcra.

Handling : İdare. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. İşleme tarzı. Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması. Nakliye. Tedavi. Yol tutuş. Elleçleme. Bakım.

Executions : Yapma. İnfaz. İdam. İcra-iflas hukuku. Sergileme. Yorum biçimi. Düzenleme. İcra.

Activation : Hizmete sokma. Harekete geçirme. Etkinleşme. Etkinleştirme. Etkilenim. Devreye girme. Canlandırma. Hareketlendirme. Görevlendirme.

Applying synonyms : exploitation, completion, counterrecoil, disposal, access, exploiting, consummations, coinciding, handlings, carried out, exercising, app, dismaying, application, enforcements, applications, employing, alarming, execution, impositions, administrations, experience, consummation, activations, effectuating, exploitations, effecting, comparing, effectuation, manipulation.

Applying zıt anlamlı kelimeler, Applying kelime anlamı

Unalarming : Alarma sebep olmayan. Endişe verici olmayan. Panik yaratmayan.

Inactivity : Tembellik. Hareketsizlik. Durgunluk. Avarelik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Tesirsizlik.