Overt türkçesi Overt nedir

  • Aleni.
  • Açıktan açığa olan.
  • Açıkça görülen.
  • Açık.
  • Ortada.
  • Meydanda.
  • Açık olarak yapılan.
  • Aşikar.
  • Çok belli.
  • Ortada olan.
  • Gizli olmayan.

Overt ile ilgili cümleler

English: Ali says he won't have to work overtime today.
Turkish: Ali bugün fazla mesai yapmak zorunda olmayacağını söylüyor.

English: A man overtook her.
Turkish: Bir adam onu ele geçirdi.

English: Ali didn't want to work overtime on Christmas Eve.
Turkish: Ali Noel Arefesinde fazla mesai yapmak istemedi.

English: Ali might be working overtime tonight.
Turkish: Ali bu gece fazla mesai yapıyor olabilir.

English: Ali has been working overtime.
Turkish: Ali fazla mesai yapıyor.

Overt ingilizcede ne demek, Overt nerede nasıl kullanılır?

Overt folklore : Açık halkbilim. Gözle görülebilen halkbilim olay ve ürünleri, bk. halkbilim olayı, halkbilim ürünü. krş. özdeksel halkbilim, tinsel halkbilim, gizli halkbilim.

The market overt : Resmi pazar yeri. Piyasa güçleri. Açık pazar. Serbest piyasa. Arz ve talep. Pazar meydanı. Pazarın kurulduğu yer.

Overtake : Bastırmak (yağmur vb). Yetişmek. Ansızın yakalamak. Bastırmak. Birden karşısına çıkmak. Birinin ya da bir şeyin kontrolünü ele geçirmek. Ele geçirmek. Araba ile geçmek. Geçmek. Sollamak.

Overtaken : Yetişmiş. Sollamak. Yetişmek. Yetişen. Bastırmak (yağmur vb). Yetişip geçmek. Yakalamak.

 

Overtakes : Yetişmek. Yakalamak. Birinin ya da bir şeyin kontrolünü ele geçirmek. Geçmek. Başına gelmek. Araba ile geçmek. Arkadan yetişmek. Araba sollamak. Birden karşısına çıkmak. Ele geçirmek.

Overtaxing : Aşırı vergi koyma. Taşırmak (sabır). Aşırı yüklenmek. Ağır vergi koymak. Aşırı yükleme. Aşırı vergi uygulamak.

Overthrow : Devirmek (hükümet vb'ni). Düşürmek. Bozmak. (hükümet vb) devirmek. Çökertmek. Yenmek. Devirmek. Alaşağı etmek. Altüst etmek. Yıkmak.

Overtaxes : Aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını). Aşırı derecede yormak (vücudun bir organını). Aşırı vergi uygulamak. Taşırmak (sabır). Fazla vergi almak. -e fazla vergi koymak. Ağır vergi koymak. Aşırı yüklenmek.

Overthrew : (hükümet vb) devirmek. Devirmek. Çökertmek. Yenmek. Düşürmek. Altüst etmek. Devirmek (hükümet vb'ni). Yıkmak. Alaşağı etmek. Bozmak.

Overtemperature : Aşırı sıcaklık.

İngilizce Overt Türkçe anlamı, Overt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apparentness : Meşru mirasçı olma. Görünür olma. Ortada oluş. Bariz. Aşikarlık. Meşru mirasçılık. Besbelli. Görünüşte olan. Ortadalık.

Explicit : Kesin. Belli. Açık sözlü. Net. Sarih. Apaçık. Belirtilmiş. Açıkça. Açık seçik.

Bares : Açılmak. Çıkarmak. Soymak. Gözle görülür hale getirmek. Açığa vurmak. Açmak. Çıplak.

Apparent : Görünüşte. Görünüşte olan. Göze çarpan. Görünüşteki. Görünür. Anlaşılır. Bariz.

 

Bald : Kabak kafalı. Kabak. Yüzsüz. Yalın. Yapraksız. Sade. Saçsız. Dazlak. Yavan. Küstah.

Undisguised : Gizlenmemiş. Yapmacıksız. Kılık değiştirmemiş.

Borderline : Sınır boyu. Sınıra yakın olan. Sınır çizgisi. Sınırda. Belirsiz. Kesin olmayan. Sınır. Hudut. Sınırdaki.

Confessed : Kimseden gizlemeyen.

Demonstrable : Gösterilebilir. İspatı mümkün. İspat edilebilir. Kanıtlanabilir.

Overt synonyms : nonmystical, in the middle, visible, patent, apodeictic, public, aboveground, unashamed, in the open, aboveboard, bawdy, halfway, downright, raw, naked, around, betwixt, nonsecret, unclassified, between, expressed, clearest, centrality, bleakish, blankest, in between, barefaced, blanker, conspicuous, evidentiary, in evidence, open, unconcealed.

Overt zıt anlamlı kelimeler, Overt kelime anlamı

Covert : Sığınak. Kaplama. Örtücü tüy. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Saklanılan yer. Örtülü. Örtü tüyü. Gizli. Saklı.

Implicit : Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. Dahili. Dolaylı olarak anlaşılan. Kesin. Dolaylı olarak belirten. İmalı. Örtük. Örtülü. İma edilen. İçkin.

Private : Mahrem. Er. Kişisel. Deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker. Özel. Müstakil. Sakin. Nefer. Asker.

Overt antonyms : concealed.

Overt ingilizce tanımı, definition of Overt

Overt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Open to view. Public. Apparent. Manifest.