Ovular türkçesi Ovular nedir

  • Yumurtayla ilgili.
  • Ovüler.
  • Yumurta.
  • Yumurta (ile ilgili).

Ovular ingilizcede ne demek, Ovular nerede nasıl kullanılır?

Ovular shell : Sestod yumurtalarının ince veya kalın, transparan, ışığı kıran veya renkli geçirgen dış zarı. Yumurta zarı.

Biovular : İki yumurtası olan. Biyovüler. İki yumurtalı. Biovüler. Çift yumurtalı.

Uniovular : Tek yumurtalıklı. Uniovüler.

Ovulate : Yumurtlamak (yumurtalık). Yumurtlamak.

Ovulated : Yumurtlamak (yumurtalık).

Provoked ovulation : Kedi ve tavşanlarda görülen, çiftleşme veya çiftleşme yerine geçen vajinal, servikal uyarımlar sonucu biçimlenen yumurtlama. Provoke ovulasyon.

Ovulation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ovulasyon. Yumurtlama. Yumurtalıkta graff folikülünün çatlaması sonucu olgun ovumun dışarı atılması, ovulasyon, ovülasyon. Yumurtalıkdaki graaf folikülü duvarının yırtılması sonucu yumurtanın serbest bırakılması, ovulasyon. kanatlılarda yumurta yapma işlemi. Ovülasyon. Yumurtalıktan yumurtaların bırakılması. ovulasyon. Yumurta bırakımı.

Induced ovulation : Ovulasyonun uyarılması. Ovulasyon gecikmesi veya olmaması gibi döl verimi düşüklüğüne neden olan olgularda lh, hcg, gnrh gibi hormonlarla yumurtlamanın uyarılması.

Ovulates : Yumurtlamak. Yumurtlamak (yumurtalık).

 

Ovulation synchronization : Ovulasyon senkronizasyonu. Hayvanlarda daha yüksek oranda gebelik elde etmeyi amaçlayan, çeşitli hormonlar kullanılarak yumurtlama zamanlarının istenen zamana ayarlanması. bu işlem hayvanlarda tek tek yapılabileceği gibi çoğunlukla ov-sync, heat sync, presync, co-sync olarak bilinen yöntemlerde de yapılır.

İngilizce Ovular Türkçe anlamı, Ovular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ovular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meroblast : Ovum.

Eggler : Teşvik etmek. Taslak. Tahrik etmek. Damarına basmak. Yumurta atmak. Dürtmek. Torpido. Kışkırtmak.

Egg : Eşek şakası. Tahrik etmek. Damarına basmak. Yumurta atmak. Kışkırtmak. Torpido. Bomba. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum.

Oo : Ovum.

Battered : Vurulmuş. Yıpranmış. Süt. Hurdası çıkmış. Dövülmüş (kimse). Yumruk yemiş. Dövülmüş. Ezilmiş. Un. Pane harcı vb ile kaplanmış.

Ovum : Canlı yumurtası. Yumurta (memeli, balik, böcek). Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Ovulasyonla infundibulumdan yumurta kanalına geçen ve ikinci mayoz bölünmeyi henüz tamamlamamış olan büyük dişi cinsiyet hücresi, ovum, makrogamet. yumurtanın çekirdeğinde vezikula germinativa adı verilen açık renkli kromatinle makula germinativa adı verilen koyu kromatin toplulukları bulunur. kanatlılar tarafından üretilen ve insan gıdası olarak kullanılan hayvansal gıda maddesi. büyükbaş hayvanların but kısmında bulunan ve diz ekleminin iç kısmından kalça eklemine doğru uzanan yumurta biçiminde, ortalama 2-3 kg ağırlığındaki et parçası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tohum.

 

Curried : Kaşağılanmış. Köri ile hazırlanmış. Dayak atmak. Sepilemek. Köri tozu ile tatlandırılmış veya hazırlanmış. Köri ile pişirmek. Sopalamak. Kaşağılamak. Hazırlanmış.

Eggs : Torpido. Yumurtalar. Bomba. Eşek şakası. Böcek yumurtaları.

Curry : Tabaklamak. Sopalamak. Kaşağı. Dayak atmak. Köri ile pişirmek. Kaşağılamak. Tımar etmek. Acılı hint baharatı. Köri.

Roe : Havyar. Özkaynak getirisi. Dişi karaca. Avrupa ve asya'ya özgü geyik türleri. Karaca. Meral. Maral. Dişi geyik.

Ovular synonyms : oeuf, curries.

Ovular ingilizce tanımı, definition of Ovular

Ovular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating or belonging to an ovule. As, an ovular growth.