Ovulated türkçesi Ovulated nedir

Ovulated ingilizcede ne demek, Ovulated nerede nasıl kullanılır?

Ovulate : Yumurtlamak (yumurtalık). Yumurtlamak.

Ovulates : Yumurtlamak (yumurtalık). Yumurtlamak.

Uniovulate : Tek yumurtalıklı.

Ovulating : Gebeliğe uygun (dönemde). Yumurtlamak (yumurtalık). Hamileliğe uygun (dönemde).

Ovulation : Yumurtalıktan yumurtaların bırakılması. ovulasyon. Yumurtalıkdaki graaf folikülü duvarının yırtılması sonucu yumurtanın serbest bırakılması, ovulasyon. kanatlılarda yumurta yapma işlemi. Yumurtalıkta graff folikülünün çatlaması sonucu olgun ovumun dışarı atılması, ovulasyon, ovülasyon. Ovülasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ovulasyon. Yumurta bırakımı. Yumurtlama.

Ovulation villi : Ovulasyon villusları. Ovulasyon püskülleri.

Spontaneous ovulation : Spontan ovulasyon. Herhangi bir dış uyarım olmaksızın, kedi ve tavşan hariç diğer evcil hayvanlarda görülen, kendiliğinden biçimlenen yumurtlama.

Anovulatory : Yumurtlama göstermeyen. Anovülatör. Yumurtlama göstermeyen, yumurtlamasız seyreden.

Ovulations : Yumurtlama. Ovülasyon. Ovulasyon.

Ovulation tags : Ovulasyon püskülleri. Ovulasyondan sonra küçük kan pıhtılarının ve folikül sıvısının yumurtalığın yüzeyine ve ligamentum ovarii proprium’a yapışması ve bunların bağ dokuyla organizasyonu sonucu oluşan oluşan, özellikle inek ve kısraklarda görülen ipliksi yapılar, ovulasyon villusları.

 

İngilizce Ovulated Türkçe anlamı, Ovulated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ovulated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ovulate : Yumurtlamak.

Eject : Çıkartmak. Dışarı atmak. Fırlatmak. Boşaltmak veya deşarj etmek. Çıkarmak. Kapı dışarı etmek. Fışkırtmak. Defetmek. Kovmak. Atmak.

Inhabited : İskan edilmiş. Meskun. Oturulan. Mekün. Yaşanılan. İskan edilen. Yerleşilen. İçinde insanlar yaşayan.

Expel : Uzaklaştırmak. Kovmak. Dışarı atmak. Azletmek. Sürgün etmek. Attırmak. Defetmek. Atmak. Okuldan atmak. Sürmek.

Ovulating : Gebeliğe uygun (dönemde). Hamileliğe uygun (dönemde).

Ovulates : Yumurtlamak.

Exhaust : Çok yormak. Dökmek. Bitirmek. Boşalmak. Çıkarmak. Paçavrasını çıkarmak. Yormak. Boşaltmak. Yorulmak. Tüketmek.

Discharge : Boşalım. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Ateşlemek. Boşaltma. Yerine getirmek. Taburcu olma. Boşaltmak. İbra. Boşaltım. Akmak.

Release : Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Kurtuluş. Davadan vazgeçme. Serbest kalma. Feragat. Sürmek. Vazgeçme. Bırakma. Salıvermek.

Ovulated zıt anlamlı kelimeler, Ovulated kelime anlamı

Uninhabited : Tenha. Oturulmamış. Gayri mesken. Gayrimeskun. Issız. Gayri meskun. Boş.

Uninflected : Bükümsüz. Çekimsiz. Çekilmeyen.