Pachytene türkçesi Pachytene nedir

  • Pakiten.
  • Mayoz bölünmesinin profaz evresinde görülen homolog kromozomların yan yana geldiği alt evre.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Mayoz bölünmede profaz ı evresinde görülen homolog kromozomların yan yana geldiği alt evre.

Pachytene ingilizcede ne demek, Pachytene nerede nasıl kullanılır?

Pachy : Paki.

Pachyderm : Fil gibi kalın derili memeli hayvan. Kalın derili hayvan. Kalınderili.

Pachyderma : Pakiderma. Deri kalınlaşma hastalığı. Pakidermi.

Pachydermatosis : Pakidermatoz. Derinin normal dışı biçimde kalınlaşması. Pakidermatozis.

Pachydermatous : Kalın derili. Vurdumduymaz. Duygusuz. Kalın kabuklu.

Pachymeninx : Pakimeninks. Dura mater.

Pachyperitonitis : Pakiperitonit. Pakiperitonitis. Karın zarı yangısı ve kalınlaşması.

Pachynsis : Aşırı kalınlaşma, doku veya oluşumun anormal biçimde kalınlaşması. Pakinsis.

Pachydermia : Pakidermi.

Pachyderms : Kalınderili. Kalın derili hayvan. Fil gibi kalın derili memeli hayvan.

İngilizce Pachytene Türkçe anlamı, Pachytene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pachytene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Phase : Aşamalı olarak yapmak. Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre vb.). dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı. Merhale. Aşamalandırmak. Evrelemek. Ses sinyalini, frekansında ard arda gelen yükseltme ve alçaltmalar oluşturarak süzmek. Evrelendirmek. Evreler halinde sunmak. Evre. Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri, faz.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Prophase : Kromozomların belirli hale geçtiği, kıvrılıp kısalmaya başladığı ve homolog kromozomların yan yana geldiği, sentriol çiftlerinin kutuplara doğru hareket ettiği ve iğ ipliklerinin oluşmaya başladığı, çekirdek zarının parçalandığı mitoz ya da mayoz bölünmesinin ilk ve hazırlık evresi. Profaz. Önevre. İlk evre.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Pachytene synonyms : abramis zone, abambulacral area, stage, abductor muscle, a protein, aardwolf, acacia, abiotic factor, a cells.