Packaging industry türkçesi Packaging industry nedir

  • Paketlemede ve kutulamada kullanılan ürünlerin üretildiği sanayi. ülkelerin dışalımda bulundukları sanayi mallarını yalnızca paketlemelerine ya da kutulamalarına dayalı sanayi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ambalaj sanayi.
  • Ambalaj sanayii.

Packaging industry ingilizcede ne demek, Packaging industry nerede nasıl kullanılır?

Packaging : Ambalajlama. Ambalaj. İçerme, koruma ve kısmen bilgi verme işlevlerini yerine getirmek amacıyla gıdaların koruyucu malzeme ve ambalaj kapları kullanarak kağıt, plastik gibi değişik maddelerle sarılmaları ve/veya kaplara yerleştirilmeleri işlemi. Paketleme.

Industry : İş. Sanayi. Ekonominin, her çeşit işlenmemiş ya da yarı işlenmiş özdekleri değiştirip doğrudan doğruya kullanılır nesne ve özdekler durumuna koyan büyük etkinlik kolu. Çaba. Endüstri. Hamaratlık. İşletmecilik. Sürekli olan ve herkese bir gereksinmenin giderilmesi araçlarını sunan insan çalışması. İşleyim. Gayret.

Packaging gas : Ambalaj gazı. Gıda maddelerinin ambalajlanması sırasında paketin içindeki havanın vakumlanmasından sonra yerine konan gaz veya gaz karışımı. Paketleme gazı.

Packaging machine : Ambalaj makinesi. Paketleme makinesi.

Packaging presentation : Sunu derleniyor.

Packaging presentation files : Sunu dosyaları derleniyor.

 

İngilizce Packaging industry Türkçe anlamı, Packaging industry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Packaging industry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Packaging industry synonyms : a change in individual demand, a change in demand, abnormal budget, a change in supply, ability rent, a shift in demand.