Palm grease türkçesi Palm grease nedir

Palm grease ingilizcede ne demek, Palm grease nerede nasıl kullanılır?

Palm : Palmiyegiller (arecaceae) familyasından, 10-15 m boyunda, yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı, yaprak tabanları kalıcı, çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar halinde, meyveleri kalp şeklinde, ana vatanı çin ve japonya olan, akdeniz ve ege bölgesi sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. kendir palmiyesi. Kazıklamak. Palmiye. Avcunda saklamak. Avcuyla dokunmak. Avuç içinde saklamak. Hurma dalı. Aya. Avuç.

Grease : Rüşvet vermek. Olağan koşullarda katı durumda bulunan yağlama yağı. Gresyağı. Briyantin. Katı yağ. Yağ. Yağ sürmek. Makine yağı. Yağıltı. Para yedirmek.

Palm beach : Florida eyaletinde yerleşim yeri.

Palm branch : Hurma dalı. Zafer simgesi olan hurma dalı.

Palm cat : Misk kedisi.

Palm civet : Misk kedisi.

İngilizce Palm grease Türkçe anlamı, Palm grease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Palm grease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Douceur : Bahşiş.

Inducement : Sebep. Özendirme. Tahrik. Teşvik. Birini kandırmak için verilen şey. İkna. Bir bilgi alışveriş sürecinde bilgi verenin katılımını sağlamak üzere, özellikle yazışmalı bir soruşturuda kendilerine soru çizinliği gönderilmiş olanların çizinliği yanıtlayarak geri göndermelerini kolaylaştırmak üzere kullanılan ve güdüleyici öğelerle yaratılan benimseme durumu. Neden. Yönlendirme. Vesile.

 

Boodles : Anafor. Cemaat. Para.

Commercial bribery : Ticari rüşvet.

Kickbacks : Hisse. Seyirdim. Komisyon. Ters tepki. Pay. Bahşiş. Avanta. Geri tepme. Gayri resmi bir komisyon.

Bribe : Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. İrtikap etmek. Ayartmak. Rüşvet yemek. Rüşvet vermek. Para yedirmek. Yemlik.

Hush money : Hakkısükut. Sus parası. Sus payı. Birine bazı gerçekleri söylememesi verilen para. Susmalık.

Buckshee : Beleş. Bedava. Teşvik pirimi.

Briberies : Rüşvet verme. Yiyicilik. Yolsuzluk. Suistimal. Rüşvet suçu. İrtikap. Rüşvetçilik.

Inducements : Teşvik. Tahrik. Vesile. Birini kandırmak için verilen şey. Saik. Yönlendirme. İkna. Kandırma. Rüşvet verme.

Palm grease synonyms : kickback, bribery, corruptions, corruption, backhander.