Boodles türkçesi Boodles nedir

Boodles ingilizcede ne demek, Boodles nerede nasıl kullanılır?

Caboodles : Hepsi. Cemaat.

Caboodle : Bol. Takım. Cemaat. Hepsi. Kalabalık.

Kit and caboodle : Tüm miktar. Hepsi birden. Mevcut olan her şey.

The whole caboodle : Cümbürcemaat. Cümbür cemaat. Herkes.

The whole kit and caboodle : Tüm miktar. Hepsi veya tümü birden. Takım taklavat. Hepsi. Tümünü. Tümü. Her şey veya her şeyi. Cümbür cemaat. Hepsini. Tümü birlikte.

Boob tube : Aptal kutusu. Sınalgı. Tv. Askısız dar bluz. Televizyon.

Whole caboodle : Takım taklavat. Cümbür cemaat. Topu. Hepsi birden.

Boobies : Göğüs. Meme. Sümsük kuşu. Kırmızı ayaklı sümsük kuşu. Aptal. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür. En kötü oyuncu. Memeler. Göğüsler.

Peek a boo : Görünüm kartlarına bilginin işlenmesi için bir tür delik açma yöntemi. Ce-ee. Bir çocuk oyunu. Peek-a-boo.

Boo boo : Aptalca hata. Hata. Aptalca bir hata.

İngilizce Boodles Türkçe anlamı, Boodles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boodles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gulfing : Büyük körfez. Körfez. Uçurum. Boşluk. Çok derin kanyon. Girdap.

 

Backhander : Ters vuruş.

Bread : Mangiz. Pane etmek. Rızk. Kazanç. Ekmek. Tıngır. Maişet. Yiyecek. Geçim. Mangır.

Kickbacks : Ters tepki. Avanta. Pay. Geri tepme. Bahşiş. Komisyon. Seyirdim. Hisse. Gayri resmi bir komisyon.

Counterflow : Ters akış. Karşı akış.

Community singing : Millet. Camia. Ortak yön. Halk. Organize olmuş koroda şarkı söyleyen insanlar grubu. Eşler arasındaki mal ortaklığı. Ümmet. Topluluk. Çevre.

Vain : Anlamsız. Kuru. Verimsiz. Beyhude. Neticesiz. Gururlu. Abes. Yararsız. Kibirli. Kendini beğenmiş.

Bunce : Devletkuşu. Bolluk. Kazanç kaynağı. Beklenmedik iyi şans. İyi şans getiren ani olay. Para (argo terim). Beklenmedik şans. Beklenmedik zenginlik. Devlet kuşu.

Community : Birbirleriyle çok sıkı işbirliği kurarak ortak bir yaşam savaşı sürdüren, belli bir yerde ve bir arada oturan ailelerden oluşan birlik, bk. yerel bölük, köy topluluğu, krş. soy, sınıf, boy, oymak, akrabalık. Benzerlik. Ortak iyelik. Cemiyet. Eşler arasındaki mal ortaklığı. Millet. Komünite. Camia. Ortaklık. Toplum.

Sleeveless : Kolsuz (elbise). Kolsuz.

Boodles synonyms : exsanguinous, futile, coffer, unproductive, churching, banknote, exsanguine, hush money, tiderips, sucks, dead, palm grease, beans, communions, gulf, bribery, ecclesia, eddie, rip, meeting, eddy, corruptions, inducements, chink, suck, briberies, brassing, churched, corruption, congregations, countercurrent, commercial bribery, chinks.

Boodles zıt anlamlı kelimeler, Boodles kelime anlamı

Alive : Hayatta. Diri diri. Haberdar. Uyanık. Sağ. Hayat dolu. Yaşam dolu. Diri. Farkında. Faal.

Productive : Sonuç getiren. Mümbit. Prodüktif. Üretken. Velut. Verimli. Kazançlı. Müsmir. Yaratıcı.