Paraketa nedir, Paraketa ne demek

Paraketa; denizcilik alanında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç
  • Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası.

Teknik terim anlamı:

Birden fazla balığın avcılığında durgun sularda kullanılan, su yüzeyi ile su zemin arasında uygun pozisyonlarda yerleştirilerek avcılık yapan, başı ve sonu şamandıralı, üçlü veya beşli yemli olta takımlarının bir araya gelmesinden oluşan pek çok üniteyi içeren, çok iğneli oltalar, barigat, paragat.

Paraketa kısaca anlamı, tanımı

Parak : Karışık, taranmamış (saç, tüy, yün): Koyunun tüyü parak olmuş. Hayvanların yazın konulduğu yer, ağıl

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Paraketa sepeti : Elle atılıp toplanan küçük boy paraketaların istif edildiği sepet.

Paraketa toplayıcısı : Elle atılıp toplanamayan büyük boy paraketaların atılıp toplanmasında kullanılan makine, denize serilmiş paraketanın toplanmasında kullanılan el veya motor gücüyle çalışan tipleri olan araç.

Paraketacı : Paraketa ile balık avlayan kişi.

Yemli olta : İğnesine gerçek ve yapay balık yemi takılmış olta.

 

Şamandıra : Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılmış olan fıçı vb., yüzer top. Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top. Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim. Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni.

Yüzlerce : Pek çok, çok sayıda.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Pozisyon : Konum. Durum.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Paragat : Paraketa.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Anlamak : Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

Avcılık : Avcının yaptığı iş. Avcı olma durumu.

Yüzler : Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer.

Köstek : Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir. Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış. Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası. Engel.

Gemini : Sinema ile televizyon alıcılarının birlikte kullanılmasına dayanan bir yapım işlemi. (Benzer işlemlerden ayrılığı, öbürlerinde temel birimi sinema alıcısının oluşturmasına karşılık, Gemini'de bunun bir televizyon alıcısı olmasındadır).

Avcılı : Elâzığ ili, Poyraz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun şehrinde, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehri, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

İğneli : İğnesi olan. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş.

Diğer dillerde Paraketa anlamı nedir?

İngilizce'de Paraketa ne demek ? : longlines