Paralleled türkçesi Paralleled nedir

Paralleled ingilizcede ne demek, Paralleled nerede nasıl kullanılır?

Unparalleled : Eşi bulunmaz. Benzeri olmayan. Paralel. Eşsiz. Emsalsiz. Benzersiz. Alternatifsiz.

Parallelepiped : Koşut yüzlü. Koşutyüzlü. Koşutyüz. Paralelyüzlü. Paralelyüz. Paralel yüzlü.

Parallelepipedon : Koşutyüzlü.

Parallel access : Koşut erişim. Paralel erişim.

Parallel adder : Koşut toplayıcı. Paralel toplayıcı.

Parallel classification : Paralel sınıflandırma. Koşut sınıflama. Kitaplık gereçlerini hem belirli bir sınıflama yöntemine hem de boy ve türlerine göre ayırma.

Parallel circuit : Paralel devre.

Parallel bars : Paralel bar. Paralel. Jimnastik aleti. Paralel çubuklar.

Parallel computer : Paralel bilgisayar. Koşut bilgisayar.

Parallel columns : Paralel sütunlar.

İngilizce Paralleled Türkçe anlamı, Paralleled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paralleled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belaboring : Pataklamak. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak. Pataklamak (argo terim). Lafı uzatmak. Dövmek. Uzatmak.

Confronted : Yüzleştirilmiş. Yüzleştirmek. Karşı koymak. Yüz yüze getirmek.

 

Belabours : Lafı uzatmak. Pataklamak. Uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak. Dövmek.

Analogise : İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak. Karşılaştırmak (ayrıca analogize).

Latitude : Enlem. Şümul. Genişlik. Özgürlük. Hoşgörü. Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen koşut çemberi ile eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri. Serbestlik. Enlem derecesi.

Assimilate : Hazmetmek. Sindirmek. Asimile etmek. Özümsenmek. Benimsemek. Özümlemek. Benimsenmek. Uydurmak. Özümsemek.

Analogous : Köken bakımından değişik olmakla beraber aynı görevi yapan yapılardan her biri. örnek: midye ve balık solungaçları gibi. Örneksel. Benzer. Karşılaştırılabilir. Kıyas edilebilir. Muvazi. Yakın. Andıran.

Balance : Denklik. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Dengeli olmak. Kalan. Dengede tutmak. Sayışımdan sonra görünen kalıntı. Bilgisayar, fizik, gitar, jimnastik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Balans. Göz önünde bulundurmak. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç.

Collinear : Aynı doğru üzerindeki. Aynı doğru üzerinde olan. Aynı doğru üzerinde. Kolineer. Doğrudaş.

Paralleled synonyms : parallelling, associate, contrast, collates, comparable, belabour, parallel, class with, associates, draw a parallel between, compares, belabored, match, unparalleled, assimilating, symmetrical, parallels, collate, confronts, checks, parallel bars, confront, tally, belaboured, equates, compare, analogize, parallel of latitude, gibe, belabors, nonconvergent, clobber, belabor.

 

Paralleled zıt anlamlı kelimeler, Paralleled kelime anlamı

Perpendicular : Dikme. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Dikey. Dikey çizgi. Düşey. Şakuli. Amudi. Doğru. Dik.

Oblique : Meyilli. Yatık. Dolambaçlı. Oblik. Eğilim. Eğri. Meyletmek. Yoldan çıkmış. Eğik, eğimli. Şevli.

Incomparable : Kıyaslanamaz. Eşsiz. Emsali kalmamış. Karşılaştırılamaz. Emsalsiz. Alternatifsiz. Benzersiz. Kıyas kabul etmez. İle kıyaslanamaz. Mukayese kabul etmez.

Paralleled antonyms : asymmetrical, disagree.