Paralyzed türkçesi Paralyzed nedir
Paralyzed ile ilgili cümleler
English: The child was paralyzed with fear.
Turkish: Çocuk korkudan felç oldu.
English: He was paralyzed with terror.
Turkish: Ona terörden dolayı felç indi.
English: I heard that a paralyzed man was eaten alive by maggots.
Turkish: Ben felçli bir adamın kurtçuklar tarafından canlı canlı yenildiğini duydum.
English: She is paralyzed in both legs.
Turkish: O, her iki bacağından felçlidir.
English: He was paralyzed by fear.
Turkish: O korkuyla felç oldu.
Paralyzed ingilizcede ne demek, Paralyzed nerede nasıl kullanılır?
Become paralyzed : Felç olmak. Kötürüm olmak. Felce uğramak. Çarpılmak.
Paralyze : Felç etmek. Felce uğramak. Aksatmak. Felçe uğratmak. Çarpmak. Durdurmak. Sakatlamak. Kötürüm etmek. Felce uğratmak.
Paralyzer : Paralize. Felce uğratan. Paralizör.
Paralyzers : Felce uğratan. Paralize. Paralizör.
Paralyzes : Çarpmak. Sakatlamak. Durdurmak. Kötürüm etmek. Felce uğramak. Felçe uğratmak. Felç etmek. Aksatmak. Felce uğratmak.
Paralysing : Felç etmek. Aksatmak. Durdurmak.
Paralyzation : Felç etme. Felç olma.
Paralyse : Çarpmak. Felçe uğratmak. Sakatlamak. Kötürüm etmek. Felç etmek. Felce uğratmak. Felce uğramak. Aksatmak. Durdurmak.
Paralyser : Paralizör. Felce uğratan. Paralize.
Paralysed : Felce uğramış. Çarpık. Paralize. Felçli. Kötürüm. İnmeli.
İngilizce Paralyzed Türkçe anlamı, Paralyzed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Paralyzed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agee : Yanlamasına. Yamuk yumuk (ingiltere ingilizcesi konuşma diline ait). Eğri. Yatık.
Circumflex : Uzatma imi. İşaretli vurgu. Kemik çevreleyen (damar). Düzeltme imi. Düzeltme işareti. Eğri. Uzatma. İnceltme işareti. Uzatma işareti.
Askew : Çarpık olarak. Eğri olarak. Yana doğru. Eğri. Yan. Yanlamasına.
Paralyzers : Paralizör. Felce uğratan.
Skew : Eğri yoldan gitmek. Çarpıklık. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Eğriltmek. Eğri yapmak. Eğri. Eğiklik. Eğri çarpık. Yan.
Cockeyed : Yatık. Salak. Yamuk. Eğri. Budalaca (argo terim). Şaşı gözlü. Aptal. Budalaca. Şaşı (göz).
Curved : Eğmeçli. Kavisli. Eğimli. Eğri. Bombeli. Kıvrık. Kıvrılan. Eğilmiş.
Cripple : Sakatlamak. Engellemek. Sakat etmek. Topal. Kötürüm bırakmak. Kösteklemek. Kazaya uğratmak. Felce uğratmak. Sakat.
Catawampus : Yatkın. Yıkıcı. Yabani. Eğimli. Çapraz. Acımasız. Meyilli. Vahşi. Eğri.
Rakish : Şık. Rahat. Sefa pezevengi. Laubali. Bambılı. Direkleri arkaya doğru yatık. Gösterişli. Havalı. Serbest.
Paralyzed synonyms : apoplectic, paralytic, crooked, sick, awry, crippled, ill, palsied, apoplectical, irregular, paralyzer, deviating, cock a hoop, paralysed, paralyser, circumflexes.
Paralyzed zıt anlamlı kelimeler, Paralyzed kelime anlamı
Well : Yerinde. Pınar. Sahne altı üçüncü bodrum. Yakşı. Petrol kuyusu. Su kuyusu. Peki. Asansör boşluğu. Apartman boşluğu. Kaynak.

Bu kısımda Paralyzed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Paralyzed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Paralyzed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Paralyzed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.