Pared türkçesi Pared nedir

Pared ile ilgili cümleler

English: A book can be compared to a friend.
Turkish: Bir kitap bir arkadaşla kıyaslanabilir.

English: Ali compared a picture taken of Mary three years ago with one that had been taken recently.
Turkish: Ali Mary ile ilgili üç yil önce çekilmiş bir resim ile son zamanlarda çekilmiş bir bir resmi karşılaştırdı.

English: A lot of companies have pared their staff down to a minimum.
Turkish: Çok sayıda şirket personelini minimuma indirdi.

English: Ali compared his answers with Mary's.
Turkish: Ali cevaplarını Mary'ninki ile karşılaştırdı.

English: Actually, we had prepared ourselves for defeat.
Turkish: Aslında kendimizi yenilgiye hazırlamıştık.

Pared ingilizcede ne demek, Pared nerede nasıl kullanılır?

Pared down : Azaltmak. Kısmak. Düşürmek. İndirmek.

As compared to : Nazaran. İle karşılaştırılırsa. Mukayese olarak.

As compared with : Nazaran. Mukayese olarak. Le karşılaştırılırsa.

Be prepared : Hazırlanmak. Hazırlıklı olmak.

Came in prepared : Hazırlıklı olma. Hazır olma. Hazırlıklı gelme.

Make prepared : Hazır hale getirmek.

Prepared : Gönüllü. Hazırlandı. Tedarikli. Alesta. Hazırlıklı. İstekli. Amade. Önceden hazırlanmış. Hazır. Hazırlanmış.

 

Ill prepared : Kötü hazırlanan. Kötü hazırlanmış.

Compared to : -e nazaran. Nazaran.

Compared : Karşılaştırılan. Benzerlikler ve farklılıklar bulmak için denetlenmiş. Karşılaştırılmış.

İngilizce Pared Türkçe anlamı, Pared eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pared ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drove : Kalabalık. İnsan ya da hayvan sürüsü. Yığın. Kaba taşçı keskisi. Sürü. Hayvan sürüsü. Taş keskisi. Küme. Enli taş kalemi.

Cut away : Bağlayıcı çekim. Kesip çıkartmak. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tüymek. Kesip çıkarmak. Kesip atmak.

Chop off : Uçurmak. Kesmek.

Choke off : (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Baskı altında tutmak. Durdurmak. (sinirini vb) bastırmak. Atlatmak. Tutmak. Dizginlemek. Eğleçlemek. Bastırmak.

Amputating : (organ veya ağaç) kesmek. Kesmek (ağaç, organ). Kesmek (ağaç veya organ vb). Kesmek (bir uzvu). Organını almak. Kesmek.

Sealed : Damgalanmış. Mühürlü. Deliksiz. Belirlenmiş (yazgı). Kapalı. Tecritli. Gizli. Mühürlenmiş.

Hackle : Keten ve kendir tarağı. Parçalamak. Keten tarağı ile taramak. Keten tarağından geçirmek. Keten tarağı. Parçalanmak. Çentmek. Horozun boynundaki uzun tüyler. Boyun tüyleri.

 

Abbreviate : Kısaltmak. İhtisar etmek. Sadeleştirmek. Özetlemek.

Chipped : Dilimlemek. Alaya almak. Yontulmuş. Kırılgan olmak. Çentmek. Havalandırmak (top). Ufalanmış. Kırılmak. Takılmak.

Fine down : İncelmek. Aşınmak. Sivriltmek. Arıtmak. İnceltmek. Berraklaştırmak.

Pared synonyms : attenuate, blinked, clips, clipped, detruncate, chisels, lopping, chisel, exsect, check, checks, nips, choke back, batted, pare, attenuates, cut, nip, clip, amputates, choke, hacked, nipped, faired, lop, bat, hulled, lops, chiseling, axe, chokes, axing, fine away.

Pared zıt anlamlı kelimeler, Pared kelime anlamı

Unpaved : Asfaltsız. Kaplamasız. Asfaltlanmamış. Asfalt olmayan.

Simple : Geri zekalı. Kolay anlaşılır. Süssüz. Masum. İçinde kötülük olmayan. Yalın. Gösterişsiz. Kocakarı ilacı. Saf.