Drove türkçesi Drove nedir
- Hayvan sürüsü.
- Yontmak.
- Yığın.
- Taş keskisi.
- Kalabalık.
- Kaba taşçı keskisi.
- Küme.
- İnsan ya da hayvan sürüsü.
- Sürü.
- Enli taş kalemi.
Drove ile ilgili cümleler
English: Ali blew Mary a kiss, got into his car and drove away.
Turkish: Ali Mary'ye bir öpücük yolladı, arabasına bindi ve uzaklaştı.
English: Ali adjusted the seat, put in the key, and then drove away.
Turkish: Ali koltuğu ayarladı, anahtarı taktı, ve sonra uzaklaştı.
English: Ali drove a truck to Boston.
Turkish: Ali Boston'a bir kamyon sürdü.
English: Ali and Mary quickly got into their car and drove away.
Turkish: Ali ve Mary çabucak arabalarına bindiler ve uzaklaştılar.
English: A car drove past.
Turkish: Bir araba geçti.
Drove ingilizcede ne demek, Drove nerede nasıl kullanılır?
Drove a wedge : Takoz koydu. Takoz çaktı.
Drove away : Sürdü. Araba ile uzaklaştı. Başından savdı. Araba ile ayrıldı. Kovdu. Defetti.
Drover : Sığır çobanı. Hayvan sürüsü idare eden kişi. Davar tüccarı. Sürücü. Sığırtmaç. Hayvan idarecisi. Davar çobanı. Sürüyü pazara götüren kimse. Celep. Çoban.
Drovers : Sürüyü pazara götüren kimse. Sığır çobanı. Çoban. Davar çobanı. Davar tüccarı. Sürücü. Sığırtmaç. Hayvan sürüsü idare eden kişi. Hayvan idarecisi. Celep.
Droves : Kalabalık. Yığın. Sürü.
Androvono culture : Andronovo kültürü.
Droitural : Yasal hak ile ilgili. Hak ile ilgili (hukuk terimi). Sahiplik ile ilgili.
Landrover : Cip. Engebeli arazide kullanılmak üzere tasarlanan dört tekerli araç.
Drogues : Manş tulumu. Deniz demiri. Yakıt doldurma tabancası. Açık deniz demiri. Hortumlu huni. Hava freni.
Drogher : Kıyıya kereste pamuk veya başkaca yükler taşımak için kullanılan deniz aracı. Batı hint adaları'nda ticaret gemilerine şeker ve içki taşımak için kullanılan küçük yük teknesi.
İngilizce Drove Türkçe anlamı, Drove eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drove ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Body : Beden. Vücut. Esas. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır. Kurul. Kasa. Heyet. Miktar. Karoser. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.
Cohorts : Suç ortağı. Lejyonun onda biri. Kohort. Arkadaş. Grup (insanlardan oluşan). Destekçi. Taraftar. Topluluk. Eski romada bir alayın onda biri.
Chisels : Sızdırmak. Tornavida. Dolandırmak. Kazıklamak. Oymak.
Coveys : Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü. Familya. Çil. Kuş sürüsü. Grup. Takım. Sürü (kuş).
Cartload : Bir araba dolusu şey. Bir araba.
Bank : Banko. Bankaya para yatırmak. Akarsu kıyısı. Uçağın bir yana yatması. Kıyı. Kümelenmek. Önlemek. Yığılmak. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.
Batches : Grup. Bir fırın ekmek. Parça. Bir defada alınan miktar.
Agglomeration : Toplanma. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Yığma. Yığışma. Toplama. Yerleşim yeri. Yığışım.
Congestion : İzdiham. Sıkışıklık. Sıkışma. Genellikle dolaşımın yoğun olduğu yollardan söz edilirken kullanılmakla birlikte, besleyemeyeceği ve kentsel işlevlerini gereği gibi yerine getiremeyeceği ölçüde büyümüş, yüzölçümü, işlevlerine dar gelmeye başlamış kentler için de kullanılan terim. Birikme. Kan toplanması. Hiperemi. Toplardamarlardaki kanın dönüşünün engellenmesi veya yetersizliği sonucu kanın organ veya dokuların bir bölgesinde veya tamamında birikmesi. Tıkanıklık.
Fair : Lunapark (gezici). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Adil. Panayır. Kermes. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Açık tenli. Fuar. Sergili satak. Dürüst.
Drove synonyms : drove chisel, banks, flighted, bulk, cartloads, accumulation, clamp, clamps, horde, flighting, confluences, assemblages, cuts, hacked, batch, aggregation, flocks, accumulations, crop, chisel, gang, clumped, armies, bodying, congestions, congested, caboodle, crew, crews, flock, concourse, budget, fine away.
Drove ingilizce tanımı, definition of Drove
Drove kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Drive. A collection of cattle driven, or cattle collected for driving. To follow the occupation of a drover. To drive, as cattle or sheep, esp. on long journeys. A number of animals, as oxen, sheep, or swine, driven in a body.

Bu kısımda Drove kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drove ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drove anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drove ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.